Dağları gökyüzüne bağlayan ip gibisin
Bir yanım göğe bakar, dağda bir yanım benim
Kah kalbime yabancı, kahi sahip gibisin
Bir gün dosttan ötesin bir gün düşmanım benim
Bazen yorgan gibisin zemheri ayazında
Hak vuku bulunca mevta dediler
Kalp sustu muzdarip bir gönül kaldı
Cemaat sağ olsun, razı idiler
Namaz, defin; birkaç teamül kaldı
Yolculuk başladı artık öteye
Işığın boğuyor karanlıkları
Süheyl misin acep Süreyya mısın?
Endamın ters yöne itti rüzgarı
Düş kapanı yutmuş bir rüya mısın?
Nazenin, sayesi cisminden ağır
Bir çift gözün bir çift lale soğanı
Biri aldı, biri mordu Nazenin!
Miski amber sarıyordu her yanı
Düşlerime akıyordu Nazenin!
Bir gün sen de gidersin be Nazenin
Ağaçlar, çiçekler, yapraklar gibi
Adı kalır hatırımda, gülşenin
Dudağa mim vurmuş yasaklar gibi
...
Adını anmayı yasaklar gibi
Gökyüzün özlemiyle yanıyorken bir düşün
Yeryüzünü ışıtan gün gibi aklımdasın
Dolunaydan bin parça koparıyor gülüşün
Yarınımı hapseden dün gibi aklımdasın
Toprak kokusuna eş, özlem yağmurla gelir
Yaylalarda açan sarı papatya
Güle meydan okur, zambak tanımaz
Asil bir yalnızlık, sade bir gurur
Toprağı altında ezilir dünya
Nazenin, kokusu ayrı bir huzur
Kuru gül dudağına bahar tadı bırakır
Hüznün bakışlarında perçem olur Nazenin!
Kıskanç bir kadın vehmi içimde can buluyor
Sözcükler kulağıma aşk feryadı bırakır
Her isyanın başka bir biçimde can buluyor
Buzdağının içinde gizlenen kıvılcımdır
Tetikleyen tufanı, Nazenin, rüzgar değil.
Canını kimler yakar, en fazla kim kanatır
Kurcala hafızanı, dostundur, ağyar değil!
Ne bahardı ne de yazdı.
Kış veyahut güz değildi
Ne aydınlık ne karanlık
ne yeşildi ne beyazdı
Ne geçmişti ne gelecek
ne sıhhatti ne marazdı




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!