Ben ki şairim, seni anlatmaya sözüm yok
Bakışlarından kopan her zerre ölüm kusar.
Güzelliğini zaten anlatmaya lüzum yok
Seni gören her aşık sever ve sonra susar.
Saçların fırtınayı melteme dönüştürür.
Bir düş bu yahut hayal yahut deli saçması
Kör kuyuma ipini salacak yar nerede ?
Ahh, yok mu kardelenin kar yağmadan açması
Zemherimde payitaht kurmuş bahar nerede ?
Gözlerin yükseliyor güneş gibi ufkumda
Nazarından alıyor çiçeğim can suyunu
Kaç rüyaya sığdırdım umudumu uykumda
Hücrelerim seninle değişti kaç huyunu
Adını umut koyup neler yaptım bir bilsen
Kaç sabahın rengini maviye boyadım ben
Uçuşuyor baharda, bahçelerimde kokun
Yürüyor anıların sokaklarımda hala
Sen hala susuyorsun pencere kenarında
Kanadı kırık bir kuş tutunmuş gibi dala
Uçuşuyordu kokun, ömrümün baharında
Çiçekler açtırıyor ta içerimde kokun
Esefle yürüdüm yol kenarından
Bakmadım, görüşmek yasak mı bilmem
Aklım dönüyorsa her kararından
Eskiyen ben miyim sokak mı bilmem
Göklerden bir cemre düştü toprağa
Uzaktan uzağa süzüyor beni
İnmiyor ovaya meyletmiş dağa
Bilmez uzaklığı üzüyor beni
Kar desen kar değil başındaki kır
Can arafta kalınca kırkta dolmadı çile
Bakışı kal diyordu, dili git dedi bana!
Çocukça gülüşünü örten bir mizaç ile
Gözleri kal diyordu, eli git dedi bana!
Gördüğüm nedir peki, göründüğünden farklı
Ruhundaki kırılmış aynalardan yansıyan
Pembe incili kaftan giymiş sanki çarıklı
Volkanı buzdağına nasıl çevirir insan
Gözyaşlarıyla her gün akıyor gözbebeği
Çaresiz de, yoksun de, beni hain belleme
Ben en çok yüreğime ihanet ettim Cana!
Bıraktığın beni gör, ötesini elleme
Ben eski ben değilim, sen yoktun, yittim Cana!




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!