Annemin kucağından aldılar beni Aze
Karanlık düşünceler dimağımı sarsıyor
Sanrılarım benimle savaşıyor delice
Aze kimin gözleri nazar ediyor beni
Göğsümde bir sızı var, yayılıyor iyice
Görünmeyen derinlik, yutuyor görüleni
Bir bakışa nasıl sığdı bir dünya
Anlat ki bileyim, cahilim Aze!
Cemreler topyekun düştü kuyuya
Bilesin ben bende değilim Aze!
Azizim, gün bitti söndü ışıklar
Geceye can katan bir can kaldı mı?
Ben derdine düştü sözde aşıklar
Cana can adayan canan kaldı mı ?
Zalime serkeşlik, mazluma saye
Gün değil ayları bile saymadım
Sensiz yıllar geçti bağışla beni
Yemin olsun ki ahdimden caymadım
Aklım benden göçtü bağışla beni
Kalbimi avcunun içine aldın
Sıktıkça sıktın yar, cana doymadın
Gönülden yol alıp ruhuma daldın
Cana diş geçirdin kana doymadın
Dilimde bir türkü dolanıp durur
Örselenmiş parça parça, dağınık
İçinde bir katre sabır ve gurur
Burnuma hasretin kokusu vurur
Anadan, babadan, yardan ayrılık
Daha dün baharda açan her çiçek
Göğümün en parlak yıldızı sendin
Daha dün adınla çarpardı yürek
Kıvrım kıvrım yakan tek sızı sendin
Ne kışlar yaşamışım, adına bahar deyip
Ayaza aldırmayıp, güneşe aldanmışım.
Bilinçsizce daldığım bataklıktan gül derip
Aldığım rayihayı miski amber sanmışım.
Gölgesine sığındım meyvesiz ağaçların
Kırk yıllık bir maziyi topladım bir araya
Sanki uyudum da bir kaç dakika düş gördüm.
Ne köhne dama sığdım ne köşke ne saraya
Ne yürekten yas gördüm ne sonsuz cümbüş gördüm
Sen Kays'ın gözünde bin yıldır pişen
Yorgun bir damlayı andırıyorsun
Bir şebnem değilsin toprağa düşen
Aşkı mı çölü mü kandırıyorsun
Engin sahrandaki tenhayı gördüm




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!