Dilime yakışmıyor kem söz bilirim amma
Taa ucuna gelmişse,ben ne hakla sus derim
Alenen haksızlık bu demezler mi adama
Gece rüyaya rüya, kabusa kabus derim
Amma gündüz kırk adım yoldan görünür yama
İki nehir boyluca kuşatmış bedenimi
Biri nurun ala nur birinden zift akıyor
Biri günahlarımı aklıyor adabıyla
Biri hücrelerime zehrini bırakıyor
Alemin içinde bir adem; insan...
Ademin içinde ne alemler var
Sanırsın et-kemik, birkaç damla kan
Kansız, omurgasız ne ademler var
İnsan, ne sade kalp ne sade akıl
Gecenin derdi ağır bu gece ey sevgili
Dolunay lacivert bir hüzün bıraktı göğe
Çok eskiden tanırım ben bu karanlık dili
Öyle ki kandan ağıt serpiştirir geceye
Çok eskiden tanırım ben bu karanlık eli
Sustuğun her anına iltifat etti kalbim
Rüzgarın bile sessiz olanını severim
Konuştun da ne oldu ayva mı nar mı açtı?
Sana bu ölümsüzlük hissi nerden bulaştı?
Sen yıllardır dil-i ruba hazan nedir bilmedin
Olmadı sonbaharların, karakışın, gam değil!
Dua ettim, isyan ettim, çok ahh ettim, gelmedin
Adımı bile anmadan yaşamışsın, gam değil!
Nasıl bir tutsaklık ki bu yattığım yer dam değil!
Nokta ile biten her söze inat
Noktayla başlayan hayallerim var.
Yüreksizse tahtı yıkar saltanat
Kalbe hakimdir en büyük hükümdar!
Sanırım senden önce ben
Ya ölüydüm, ya kördüm!
Dünyaya bakan gözlerinden
Yüreğime akan dünyayı gördüm!
Eylül, ekim, kasım bir de özlemin
Sonbahardı, güz de derler bilirsin
Alevin ruhumu dağladı demin
Rüzgar dinmiş koru harlar bilirsin
Namert vadisinde yüreğini ört
Yağmur bekliyor gözler, kurudu dil ve damak
Nazenin bir edayla toprağa düştü cemre
Bir değil çölde yahut bağ bahçede susamak
Susmak, zulüm var iken ya yok iken bir değil
Kalbi ateş basınca dudağa düştü cemre
Akıl emanet oysa gönül misafir değil




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!