Kırdığım tüm kalpler avucumdaydı
Yoruldum sevgili, yorduğum kadar
Kan çanağı gözler baş ucumdaydi
Gördüm, baş ucunda durduğum kadar
Yorulmuş hayaller bir adım önde
Gözlerinde upuzun ve ipince bir çığlık
Bakışında renklerin tüm sırları gizlidir
Umudumdaki çukur, hayalimdeki dağlık
Gülüşünde yurdumun bozkırları gizlidir
Madem mavi değil artık gökyüzü
Kanat çırpmasınlar boşuna kuşlar
Bu karanlık beni yutmadan evvel
Aldım bir nefes de senin için yar
Sensiz ne yer ne yönüm var,
Al beni bana bırakma
Hançere hükmünü göster
Öldür, yabana bırakma
Yarın geç olur nazenin
Alabora olmuş gemilerdesin
Kokunu denize katar gözlerin
Kimbilir nerede ne seferdesin
Hangi yüreklerde atar gözlerin
Ok olur sineme batar gözlerin
Ben yaşadım, evet, hatırlıyorum
Kuşlar ölüyordu, göğün yüzünde
Ölü kuş sesiyle doldu Erzurum
Gün karardı her bir kuş öldüğünde
Ben yaşadım, evet, hatırlıyorum
Sen yine sen, ne hakla düşüyorsun aklıma
Bilmez misin yadıma düştüğün ana küsüm
Gözlerin neşter olur yürekteki saklıma
Ben ki kesilen yerden süzülen kana küsüm
Tüm çiçekler birleşip bahçende gül olsaydı
Bütün kuşlar bülbüle düşman olurdu gülüm
Aklın, fikrin, izanin adı gönül olsaydı
Aşkı tatmayan alim pişman olurdu gülüm
Sen kuşları bilmezsin
Kuru incir tadı bakışlarını
Hangi meyhaneye meze yaptılar
Kim deldi bağrını bu kadar senin
Hangi ateş yaktı rüyalarını
Nasıl bir çıkmazda çürüdü tenin
Kimlere peyledin itibarını
Yirmili yaşların başlarındayım
Bir deli sevdaya düşmüşüm gibi
Hayatın en bakir yaşlarındayım
Bir hayal, bir ülkü, düşmüşüm gibi
Adıma öğretmen demişler benim




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!