İsmail Uysal Şiirleri - Şair İsmail Uysal

İsmail Uysal

-I-

Yağmur ormanlarının yüzeyine kar düştü
Belirdi yanağında bir günahın gamzesi
Badesine sıkılmış gözyaşıydı mezesi
Gözlerinin narından yüreğime har düştü

Devamını Oku
İsmail Uysal

-1-
Kesildi sensiz yağmur, yurduma kurak düştü
Yağmur, giderken sanki gözlerini de aldı
Hayat memat arası mesafeler kısaldı
Gözümden sakındığım, gönülden ırak düştü

Devamını Oku
İsmail Uysal

-1-
Kuraklıktan çatlayan toprağa maraz düştü
Rahmete küfredenler çaldı bereketini
Kim ödeyecek onca yetimin diyetini
Gene güçsüze dua, güce imtiyaz düştü.

Devamını Oku
İsmail Uysal

Bir yol, el etti bana, uzunca ve daracık
Tınısı can yakıcı bir memleket türküsü
Dilenci bir annenin kucağındaki çocuk
Asırlardır dinlenen bir türkünün öyküsü

Yaratılalı beri ayağa düştü cennet

Devamını Oku
İsmail Uysal


Göğsümde eski bir şarkı çalıyor
Gözlerim dalıyor fizana doğru
Bir ülküm var beni benden alıyor
Koşuyor atlılar meydana doğru

Devamını Oku
İsmail Uysal


Ilık bir rüzgar gibi nefesi şu dağların
Bak işte tam şurası çocukluğumun ahı
Bak işte şu bayırda kırmıştım umudumu

Şu dağlardan doğardı her gecemin sabahı

Devamını Oku
İsmail Uysal

Kağıt kalem verdi bu dağlar bana
Yoksul düşlerime ilham oldular
Kah yaren oldular kahi yar bana
Çırçıplak dünyama ihram oldular

Çocuktum, yalnızdım, bu dağlar vardı

Devamını Oku
İsmail Uysal


Gökyüzü neden solgun bu kadar, kim ne yaptı?
Sararmaya başlayan bulutların derdi ne?
Ağlıyor sanki yer yer semanın yedi katı
Ağlıyor sanki gökler bulutların derdine
Anlayamadık oysa yağmurdaki sanatı

Devamını Oku
İsmail Uysal


Çaresiz de, yoksun de, beni hain belleme
Ben en çok yüreğime ihanet ettim Cana!
Bıraktığın beni gör, ötesini elleme
Ben eski ben değilim, sen yoktun, yittim Cana!

Devamını Oku
İsmail Uysal

Ben aşk diye pişmanlık taşıyorum koynumda
Pişmanlığı koynumdan çekip öyle gitseydin
Bir cuma akşamının ıstırabı boynumda
Tüm cumartesileri yakıp öyle gitseydin

Eyvallah gidecektin, sağır sultan da duydu

Devamını Oku