Nokta ile biten her söze inat
Noktayla başlayan hayallerim var.
Yüreksizse tahtı yıkar saltanat
Kalbe hakimdir en büyük hükümdar!
Sanırım senden önce ben
Ya ölüydüm, ya kördüm!
Dünyaya bakan gözlerinden
Yüreğime akan dünyayı gördüm!
Eylül, ekim, kasım bir de özlemin
Sonbahardı, güz de derler bilirsin
Alevin ruhumu dağladı demin
Rüzgar dinmiş koru harlar bilirsin
Namert vadisinde yüreğini ört
Yağmur bekliyor gözler, kurudu dil ve damak
Nazenin bir edayla toprağa düştü cemre
Bir değil çölde yahut bağ bahçede susamak
Susmak, zulüm var iken ya yok iken bir değil
Kalbi ateş basınca dudağa düştü cemre
Akıl emanet oysa gönül misafir değil
Uzak dur hanemden ey bad-ı saba
Ateşin alevi köze bulaşır
Yetişir, gönlümü çektim hesaba
Ötesi yok, maraz öze bulaşır
Şehri talan edilmiş bir liman yalnızlığı
Avucumuzdaki kan tevbe arifesinde
Sokaklar hiç bu kadar sevmedi ıssızlığı
Düne ait sancılar gece tarifesinde.
Boğulur çığlığında sessizliğimin dili
Gözleri biraz zeytin, biraz bulut, biraz gam...
Bazen merhem olurdu, bazen silah olurdu.
Göz kırpışı bir gündü; kapandığında akşam,
Gözlerini açtığı her dem sabah olurdu.
Gülüşleri, tarifsiz keşfe açık tatlardı.
İçimde bir dünya kuruldu bugün
İçimde bir dünya yıkıldığı gün
Yarının selamı dudaklarımda
Verildi selası demin öldü dün
Yıllar, yörüngesini kaybedeli çok oldu
Bir efsuna ilişen muzdarip bakışları
Gönlüme taşıyan nur, bir gecede yok oldu
Sen gittin, gökyüzünü süsleyen kuşlar gitti
Gergefe işli gibi o garip bakışları
Saklayan geceleri süsleyen düşler gitti
Bir şey var adını koyamadığım
Sıcacık, yumuşak bir öpüş gibi
Bir serap bir hayal yahut düş gibi
Bir şey var dilimin ucunda saklı
Dokunmaya bile kıyamadığım
Bir şey var görenin gidiyor aklı.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!