Ben kimim;
Aslında sayıların, yılların hiç önemi yoktur ama geleneksel olmuş özgeçmişi tarihlerle yazmak. 1978 yılında Kahramanmaraş’ta dünyaya gözlerimi açtım.1,5 yaşında Adana’ya yerleşip Adana kültürü ile büyüdüm ve öğrenim hayatım boyunca Adana’da kaldım. Adana kültürü ile büyüdüğüm için kendimi Adanalı olarak ifade ettim ve ben bir Adana kızıyım. Yazmaya olan tutkum ilkokul döneminde annemin şiir okumaya teşviki ile başladı. İlkokulda bütün özel günlerde şiir okuyanlar arasında ilk sırada ben vardım. Bu maceram daha sonra yazmaya dönüş ...
Soluk borusunda plastik bir hortumun ritmiyle geldi
Ventilatörün mekanik tıkırtısı, ölümle yaşamın sınır bandıydı.
"Derin nefes al" diyemedim, çünkü zaten makine soluyordu onun yerine.
Vicdanın o soğuk, puslu çölünde savaşır durursun kendinle
Bir tarafta "yapmalı"nın dikenli telleri, ötede "yaptım"ın kavurduğu toprak
Her nefes, bir kurşun hızıyla deler geçer göğsünü,
Çünkü bu savaşta tek düşman sensin,
Kırk yedi mum söndü zamanın sofrasında
Her biri, hayatın bana geç kalmış bir dersini fısıldıyor.
Tıbbi görüntüleme içimin röntgeni çekilmiş gibi,
Kırık formüller, MR’a sığmayan stres çizgileri,
Ben bilmem hayatın kahpeliğini
Yüzene gülerken hançerlemeyi
Doğrucu Davut’um ondan belli ki
Dost zannettiklerim vurdular beni
Yağmur dindiğinde geriye kalan,
Islak asfaltta parlayan sokak lambaları değil,
Camların ardında biriken buğunun içinde yol alan damlaların hikâyesidir.
Her biri aşağı süzülürken,
Deve de binektir, eşek de yol çeker kaderin çölünde,
Lâkin şaha kalktığında göğü yırtan bir öfke,
Tozu dumana katan bir heybet ki nefes keser!
İnanmam ben artık senin sözüne
Baharı geçtim de yazların yalan
Doğruyum deme hiç gören gözüme
Çaldığın o türkü sazların yalan
Bir sis bulutu gibi süzüldün sessizce,
Meltemin dokunuşunda eriyip gittin.
Kalbimde bıraktığın çizgiler, bir fırtına haritası
Gerçekler, dalgaların dilinde kayboldu.
Sessiz bir gölge gibi süzüldün
Bir meltem dokunuşunda eridim ben,
Kalbimde bıraktığın izler,
Çakıl taşlarına yazılmış bir fırtına şarkısı…
Gerçekler, bir kum tanesiydi avuçlarımda
Bir gece çiçeği açtı yüreğimde
Kökleri zamanın kemirdiği bir taşın altında,
Yaprakları düşen yıldızlarla sulanmış.
Sen, sabahın ilk ışığında eriyen
Bir sis tablosuydun:




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!