Bir gece çiçeğiyim, ay ışığında açan
Gündüzün kör eden parlaklıklığından kaçan.
Köklerim, yeraltı nehirlerinin gizli şarkııyla beslenir
Yapraklarım karanlığın ipek dokumalarıyla örtülü
Sen bir kartalsın güneşin tacını takan
Aynanın kırık kenarında bir gölge, benimle dertleşir,
Her bir cam parçası, unuttuğum bir ânın izini taşır.
Elimde tozlu bir çerçeve, içinde dağılmış bir yüz,
Bir sabah uyandım,
Ve yüzüm yoktu aynada.
Cam değil, boşluk bakıyordu bana
Sanki içim oyulmuş da
Karakterim benim, değişmez özüm,
Kimliğim bellidir, senettir sözüm.
Lakin sert bakarsam, sanma ki çözüm,
Derdimi söylemem hiçbir alime
Gökler ağladı bak garip halime
Sensizlik sancılı doğdu elime
Yüreğime acı saldı ayrılık
Yoldaş oldu bana yürek yangını
Sessiz bir limanda, yelkeni kırılmış bir gemi gibi duruyorum,
Rüzgarın taşıdığı anılar kulağımda yankılanıyor.
Bir zamanlar sevda ile atan kalbim,
Şimdi suskun,
Gözlerinle ısınan dünyam, artık çok uzak.
Kız çocuklarının kahramanıdır
Hayatına anlam katan adamdır
Yokluğu içinde büyük yaradır
Aile başında yürektir baba
Evin temelidir yapı taşıdır
Her balkon bir çocuk saklar,
Tozlu perdelerin arkasında, kırık bir oyuncak gibi.
Çamaşır ipleri sallanır rüzgârda,
Üstünde kuruyan gözyaşları; annesiz gecelerin çamaşır suyu.
Balkonuma bir kumru kondu,
Kanatlarında bahar, gözlerinde sır.
İki yumurta bıraktı saksının dibine;
Beyaz, narin, ümit dolu.
Kendi kanayan yerine bakarken, kapanır gözlerin kör bir perdeyle,
O sızı, dünyanın merkezi sanırsın, karanlık bir evrenin tek yıldızı.
Kıvranırsın tuz basmış yaranda, her nefes bir bıçak darbesi sanki,
Kendi acının girdabında boğulursun sessizce, unutursun güneşi bile!




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!