Hoş Geldin Ruhumun Sızısı
Uzun ve yorucu yollardan geçip geldin, hoş geldin beyefendi...
İçimde kopan bu zarif telaşı, bu ani baharı
Sana hangi kelimelerle fısıldasam inan bilmiyorum.
Seni ağırlayacak saraylarım, süslü salonlarım yok benim,
Gönlüm fukara, odalarım vakit kadar dar aslında.
Sana sunacak şifalı şerbetlerim, ziyafet sofralarım da yok ama
Ardına kadar açtığım, saf bir sadakatle bekleyen bir kalbim var.
Adım attın ya bu gizli, bu henüz keşfedilmemiş dünyama,
Şeref verdin, başımın tacı, ömrümün aydınlığı oldun.
Yıllardır süren o derin, o kimsesiz sessizliğim,
Sadece isminin esintisiyle bile uyandı, yeniden çiçeklendi.
Sen bir kere tebessüm ettin ya canımdan öte bildiğim;
Sanki o an, bu yorgun ruhumun her köşesinde güller açtı,
Dünya ilk kez bu kadar güzelleşti gözlerimde...
Sen kalbimin sığındığı o en güvenli liman,
Ruhumun ömrüm boyunca aradığı o kayıp parçasıymışsın meğer.
Sayende bu virane gönül, artık bir kraliçenin tahtı kadar zengin,
Esaretinden zincirlerini kırarak kurtulmuş bir kuş gibi,
Senin gökyüzünde sonsuz bir özgürlükle uçuyorum artık.
Sen benim bu hayattaki en güzel şükür sebebim, Karanlıklarımı tek bir bakışıyla dağıtan güneşimsin.
Dünyamı baştan aşağı sevgiyle aydınlattın;
Sen benim dinmeyen sızım, bitmeyecek sonsuz sadakatimsin.
Ömrüme, kalbime, nefesime sefalar getirdin...
Hoş geldin beyefendi, iyi ki geldin...
Kayıt Tarihi : 4.07.2026 14:34:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!