Dıştan da görsen, sanırsın ermiş,
Sanki göklerden, bir melek inmiş.
Meğer ne hinmiş, sahtekâr imiş,
Herkesi aptal, yerine koymuş.
Giydirirler sana,
daha adını koymadan.
Masumiyetin pürüzsüz tenine
ilk leke gibi sürülen o kalıp.
"Ağlama" derler,
Dünyayı demir ve gürültüyle kurdular.
Herkesin yüzüne aceleden bir maske çizdiler.
Unuttular
insanın toprağını sevgiyle karmayı.
Albümlerde yer bulmaz, o güzel, solgun yüzler
Hatırlanmak beklemez, o mahzun, yorgun gözler
Anlatmaya yetmiyor, inanın bütün sözler
Yakın çekim bilmemiş, işte o nesil benim.
Alnıma yazılmış ilk yazımsın sen,
Ruhuma can veren Memleketimsin.
Damarımda gezen kut kanımsın sen,
Hem dünüm hem deren, Memleketimsin.
Gönül bir ummandır incisi derinde
Sırrı gizlenmiştir gizli yerinde
Akıl bir gemidir ruhun emrinde
İlimle yol alan menzile gelir.
Mevlana hz...
Belh’ten yola çıktı, sevda seliyle,
Gönüllere girdi, Mevlana Celal.
Aşkın deryasında, coştu diliyle,
Kalplere nakşetti, Mevlana Celal.
O gün,
29 Ekim'de,
Anadolu'nun göğsüne
bir güneş doğdu.
Karanlığı yaran,
Yurdu kaplamıştı, bir kara duman,
Milletim haykırdı, "Verilmez aman!"
Kurtuluşun mührü, vuruldu o an,
En kutlu mirasım, Cumhuriyet'tir.
Modern Zaman Gelinler...
Telefonlar elinde, dünya parmak ucunda,
Sosyal medya içinde, her anı avucunda,
Hayat akar giderken, kendi sanal burcunda,
Zahmete pek gelmiyor, modern zaman gelinler.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!