Yıllar yılı, yola düştüm
Açan güle, dala düştüm
Kovan kovan, bala düştüm
Arı olup, buldum Rabbi.
Rodopo, Kray na Dédovci (Rodoplar, Dedelerimin Diyarı)
Rodopo planino, dédov naşi kray,
Zelenite gorí, voda tam ne sprey.
Sártse ni ostána, f' tébe da gorí,
Zaman denen değirmen, öğütse de anları
Mevsimlerim şaşsa da, bahar ruhumda benim
Görmese de gözlerim, vefalı sabahları
Işığımı yansıtan, pınar ruhumda benim.
Çocuktum o zaman, dünya bambaşka,
Gönlüm düşer idi ilahi aşka,
Ezan okunurken, tatlı telaşla,
Ayağım gıdıklayan bir el oldu.
SADECE...
Her şey ne kadar da basitti aslında;
Bir bardak çay,
pencereden sızan akşam güneşi,
ve radyoda eski bir şarkı.
Dokuz kere Bismillah, dokuz kez niyaz,
Hasan’ın gönlünde parlar Saf Beyaz.
İda Dağı şahit, rüzgârlar ayaz,
Ustanın dediği yoldur bu dostum.
Sessizce süzülür Madra’dan bir nur,
Ruhuna dinginlik, kalbine huzur,
Kadir-i Mutlak’tan gelince buyur,
Cihana nur saçar müminin özü.
Bir zamanlar sözü Hak’tan alırdı,
Kaleminden nurlar gönül bulurdu,
Vicdanında yapay zekâ olurdu,
Bugün bakıyorsun, şair bozuldu.
ŞAİRİN ÇİLESİ...
Gecenin kalbinden, bir fısıltıyla,
Çağırır ruhumu, eski yarayla,
Sözcükler dizilir, bir bir sırayla,
Bu şairlik bende, bitmeyen çile.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!