Güneşle aş, dağları,
Sil gözünden, yaşları,
Unut dünkü, kışları,
sen anı bil sen anı.
Yıldızlar felekte döner ahenkle
Gece senden, mehtap senden, gün senden
Boyanmış kainat bin bir türlü renkle
Mavi senden, sarı senden, ten senden
Senden önce,
şehirler griydi,
gökyüzü hep aynı tonda bir karamsarlık.
Sen Saldın...
Gönül tahtın yıkıldı, vîrâneden beter bu,
Aşkın nârı içimde, sönülmeze sen saldın.
Vuslat beklerken canım, hicrân dolu keder bu,
Beni böyle bir dipsiz, dönülmeze sen saldın.
Gönül gözü Sende, arar da bulur,
Hikmet deryasından, damlalar alır,
Kainat bir zerre, içinde kalır,
Her zerrede Sensin, kudretin sunan.
Yüreğimde yanan, bu gizli köze,
Aşkınla söylenen, her tatlı söze,
Muhtacım sevdiğim, o iki göze,
İki cihandaki, sensin nasibim.
Gözlerin...
Henüz söylenmemiş sözlerin mezarlığı,
Ve hiç başlanmamış şiirlerin
İlk mısrası.
Sevda Benim...
Gönüllerde açan yara, haz benim,
Dudaklarda yakıcı bir söz benim.
Hem baharım, hem de ayaz, kış benim,
Seni gören sevdalıda öz benim.
Gönül bir dergâh oldu, kapısında beklerim,
Aşkının ateşiyle, her an daha beterim,
Yokluğunda kurudu, bütün yeşil eklerim,
Vuslatın ümidiyle, yollarına çökerim.
Gel ey gönül, sultan kapı açılsın,
Rahmet yağar, aşkın gönle saçılsın.
Her dem Muhammed’le yollar seçilsin,
Ey Habîb-i Ekrem, sevdam sensin sen.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!