aşkın;Rüzgarın yağmurla yalnız kaldığı gibi
sessizdi beyinde düşüncenin duruşu
gönüllerde sevginin oturuşu
bir ışıltının kalplere vuruşuSize aşktan söz ediyorumDüşünmek sanki asi bir nehir
anlamak ise sanki büyük şehir
ışıkların uçuştuğu bir uzayda
TASAVVUF
Tasavvuf sekiz merhaleden oluşur
Kişi ilkinde cömertlikle buluşur
İkincisi rızadır ki, onunla tutuşur
Sonrası sabırdır ki, bununla konuşur
Dördüncüsü işarettir ki, onunla anlaşır
Ey asırların tozunu yutan gri dev,
ey yosunların altına gizlenmiş sır.
Sen ki; ne yeşil şafakların kız kardeşi,
ne de o ölü İnkaların suskun gölgesisin sadece.
Damarlarında dolaşan, kurumuş kan değil,
Zaman geri sardı, dindi fırtına,
Eski tarlam çıktı yine karşıma.
Üstünde evler yok, başı boş ama,
Toprak ana döndü eski yaşına.
Her insanın içinde,
kimsenin anahtarını bulamadığı
çatısı akan bir kütüphane vardır.
Raflar,
söylenmemiş sözlerin ağırlığından çatırdar.
Meriç suyu gibi coşup akalım,
Abe doktor bana ilaç ne lazım?
Kırklareli, Edirne'ye bakalım,
Şu Trakya bize en güzel yazım.
Şafak vakti İda’nın nuruyla uyanır,
Güneş vurur burca, al kana boyanır.
Bu toprak asırdır sabra dayanır,
Ezelden ebede candır Türkiyem.
Filibe’den kopup gelen fırtına,
Bir kıvılcım misali, gönüle düşerek,
Çağları, engelleri, dağları aşarak,
Tarihin ırmağında sel gibi coşarak,
Gönüllerde çağlayan, Türkler’in o aşkı...
Gönüllerde hep canda, çağlar durur zamanla,
Damarlarda dolaşır, Türklerin Şanlı Aşkı.
Asırlardır hep kanda, nesiller heyecanla,
Yüreklere bulaşır, Türklerin Şanlı Aşkı.
TÜRKLER’İN ŞANLI AŞKI..1
Tarihten güç alarak, yürür kutlu soyumuz,
Gönlümüzde kor gibi, Türkler’in şanlı aşkı...
Ataların izinde, sürer yolculuğumuz,
Vatan, millet uğruna, Türkler’in şanlı aşkı...




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!