Yüce Rabbim, sensin gönülde durak,
Yarattığın alem yeşeren yaprak,
Emrin ile can bulur kara toprak,
Sensin bize en son varacak konak,
Karanlığı yaran sensin ey Rahman,
Balçıktan yoğruldu en saf cevherler,
Kibir ateşinden kaçar giderler.
Gökten inen o büyük beyaz nuru,
Alnında bir mühür gibi gizlerler.
İda’nın başından bir ışık doğar,
Kötünün yolunu o nurla boğar.
Enlil’in şavkıdır, pak beyaz yağar,
Gönülden gönüle kurulur dehliz.
Gönül bir kuru daldı, geldim aşk meydanına,
Canım kurban adandı, uydum Pir divanına,
Nefsim benden utandı, girdim can cananına,
Bu bir ilahi şandı, koştum Hakk fermanına.
ÖĞRENDİM...
Hamdım, hayat denen, ulu dergâhta,
Piştim, sabır denen, kutlu tezgâhta,
Baktım bin bir heves, varken bu ahta,
Ben en önce susup, durmak öğrendim.
Açtın irfan perdesin,
Gönlümdeki yerdesin,
Sen cehli hep ezersin,
Yolumsun öğretmenim.
Yıldızlar dökülür, gök çat çat yarılır
Dağlar hallaç gibi göğe savrulur
Bütün mahlukat tek safta kurulur
Çağrılır cümle can bir ilan ile.
GeliŞin bahar gibi, doğar garip gönlüme,
Sevgİnle ışık yaktın, benim sönük günüme,
Bilgİli dostlar ile, bakmam artık dünüme,
HatıRla bu dostunu, dostluk bize hal olur.
Bir yastıkta başlar, ömrün sabahı,
Ruhun sığınağı, kalbin dergâhı,
Ayırmaz seveni, feleğin âhı,
Kıyılır o zaman, ömür nikâhı...
.
omzumda bir görünmez savaş var dostum
gözlerimi kapasam
kelimelerden ordular yürüyor üstüme
her hece paslı bir zırh
her suskunluk bilenmiş bir kılıç




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!