DOKUZ KAPI
Birinci kapıda sükûtla başlar,
Toprağın kalbinde sırlar uyanır.
Gözden süzülür de o dilsiz yaşlar,
Ruhun aynasında nura boyanır.
İkinci kapıda yollar uzanır,
Zamanın elinde bir toz olur an.
Nefes bu boşlukta boşa kazanır,
Sessizce silinir izi her duran.
Üçüncü makamda aşk olur adı,
Ateşle suyun o gizli savaşı.
Damakta kalır da dünyanın tadı,
Yüreğe oturur bir sabır taşı.
Dördüncü perdede hakikat gizli,
Görünen ardında görünmez bir el.
Yollar çetin olur, yollar dehlizli,
Yeter ki içinden kopmasın o sel.
Beşinci durakta denge kurulur,
Eksik tamamlanır, tam olan erir.
Dalgalı denizler ansızın durulur,
Hayat bu boşluğa bir nefes verir.
Altıncı ışıkta bir beyaz yanar,
Gölgesiz bir güneş doğar içinden.
Susamış yolcular pınara kanar,
Kurtulur varlığın ağır yükünden.
Yedinci katmanda adalet izan,
Sözün tartısında yürekler dolsun.
Hükmü veren değil, vicdandır yazan,
Gözyaşın o nura bir rehber olsun.
Sekizinci vadi derin bir çağrı,
Uyanmak dediğin rüya içinde.
Dinince kalbinin o eski ağrı,
Ruh kendi aslına döner biçimde.
Dokuzuncu kapı sonsuzluk yolu,
Kutlu bir selamla açılır perde.
Işıkla yıkanmış, sevgiyle dolu,
"Hah" dersin o anda; gelir her derde.
Hasan Belek
Akçay
Kayıt Tarihi : 5.04.2026 14:23:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!