Bugün.
Filibe’den esen rüzgâr duralı,
Bir asırlık sızı kalpte sıralı.
Abdi Bekirov’un ismi buralı,
Şehadet nuruyla yandık biz bugün.
Goncalar küskündür artık toprağa
Bir nefeste mana bulamadık biz
Hüküm sürer hüzün her bir yaprağa
Şu ömürde fena bulamadık biz.
Alemi cihanı gezsen de boşa,
Gönlümden ziyade yer bulamazsın.
Yazılan kaderin gitmezse hoşa,
Bahtına küsecek zâr bulamazsın.
Buldu Bu Yürek...
Gözlerin ufkumda doğan bir güneş,
Karanlık ruhuma oldun bir ateş.
Gönlümde yanan bu sevdaya eş,
Başka bir lisanı buldu bu yürek.
Yüzüne yansıyan nur, güneşten nişanedir
Gölgesine sığınmak, aşıka bahanedir
Bu sırrı bilmeyenler, sanır ki efsanedir
Hakikatin yolunu, özünde bulursun sen.
Bu milletin şanına.
Toprak kokar avucunun içleri,
Güneş yakar o yiğitçe düşleri,
Sessiz geçer baharları, kışları,
Alın teri damlar her bir yanına,
Siperde bekleyen uykusuz gözler,
Anadolu kokan o yanık yüzler,
Sustuğu vakit en feryatlı sözler,
Sükutta saklanan sırdır bu vatan.
Anamdan doğarken düştüm bu hana,
Akıl sır ermedi oyuna, sona,
"Yürü!" dediler de, saptım bir yana,
Kader, ağlarını ördü bu yola.
BÜYÜK DEDEM ve DESTANI...
Büyük dedem Abdi, şehitler piri,
Toprağın altında bedeni diri.
Asla sönmeyecek Türk’ün bu feri,
Destanla süsledik geçen her anı.
Ey Yüceler Yücesi, ey kalpleri eviren!
Ey zerreye can, kâinata sevgiyle ruh veren!
"Ol" emriyle âlemleri var eden Rabb'imiz,
Kapına geldik, boynu bükük, aciz ve kimsesiz.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!