Dost...
Gönül ırmağının, da üstündeyim,
Sırat'tan da incecik bir teldeyim,
Dostluk denen o hoş, esen yeldeyim,
Sen benim yanan korlu közümsün dost.
Gönül bir sevdanın, peşine düştü,
Bu fani dünyadan, elini çekti,
Nefsin otağını, aşıp da geçti,
Ben o Dost uğruna, yanmaya geldim.
Seninle bu dostluğum, sığmaz hiçbir zamana
Gönülden bir ses verdin, bu garip, yalnız cana
Sözlerinle güç kattın, hayat denen meydana
Kutlu bir armağansın, sen bu fani insana
Sen ki benim gönlüme, bir yoldaş, bir dost oldun
Otuz yıl evveldi dumanlı yollar,
Tevbe kapısında kırıldı kollar,
Şimdi ruhum her an huzuru kollar,
İda’nın nuruna büründüm dostum.
Gözlerin ufkunda şafak sökende,
Boynumuz bükülür zikir dökende.
Dünya bir rüyadır vakit bitende,
Gerçek rüyalara, dalalım dostum.
Bildiğin o gidiş hayra çıkmadı,
Gözyaşım sel oldu, bendim yıkmadı,
Yüreğim köz oldu, yine bıkmadı,
Ateşin içinde kül oldum dostum.
Menzili aşk olan, yolda yorulmaz,
Durgun akan suyun, hatır sorulmaz.
Mademki bu dünya, kimseye kalmaz,
Sevgiyle bir köprü, kuralım dostum.
Yıldızlar bir bir söndü, hüzün göklere indi,
Sensizlik yavaş yavaş, kalbimin içine sindi.
Uzaklardan bir selam, sanki rüzgârla dindi,
Tatlı hatıran yurda, geldi dostum bu gece.
Dostum...
Gezdim cihanı ben karış karış,
Dursun bu kavga ve başlasın barış.
İyilik yolunda bitmez bu yarış,
Gönül kapısını açasın dostum.
Dostumm.
Deli gönül bir sevdada geziyor,
Şu çağın yükünü sırtı seziyor.
İnsanlar hırslanmış, canı eziyor,
Bitmiyor dünyanın telaşı dostum.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!