Şu mübarek Cuma’da.
Sabahın seherinde açtık yine dükkanı,
Bismillah dedik de tazeledik imanı.
Un tozuna karıştı ömrün her bir anı,
Şu mübarek Cuma’da hayır olsun rüyamız.
Hamurumuz yoğruldu helalinden ter ile,
Gönül bağı bağlandık nice candan er ile.
Geçmiş günler yâd olur dilde bin bir sır ile,
Şükür dolsun heybeye, nura varsın dünyamız.
Bakkal dediğin dertli, tartısı ince olur,
Gönül kırmayan kişi, Hak katında yüce olur.
Gündüzü hayır olanın, sükutu gece olur,
Ak süt gibi tertemiz, Saf Beyaz’dır sevdamız.
Un elerken dökülen, sanki nurdur saçıla,
Gönül kapısı gerek, dost yüzüne açıla.
Kötülükler defolsun, bizden uzak kaçıla,
İyilikten gayrısı, olmaz bizim kavgamız.
Kaz Dağı’ndan esen yel, getirir selamını,
Usta öğütler bize, Hak’tan gelen kelamı.
Eksik etme kimseden, bir tatlıca kelamı,
Dürüstlükten şaşmamak, olsun asıl davamız.
Cuma vakti gelince, akar sular durulur,
Kardeşliğin köprüsü, gönüllere kurulur.
Helal lokma peşinde, beden elbet yorulur,
Yine de eksik olmaz, dudaklarda duamız.
Kul Hasan’ım der ki; un berekettir aşta,
Akıl firar eylese, dert bitmezmiş hiç başta.
Bir "İnşaAllah" vardır, her bir hayırlı işte,
Böyle yazıldı bugün, tarihimiz, künyemiz.
Hasan Belek
Akçay
Kayıt Tarihi : 4.04.2026 15:33:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!