Geceler bir zindan, sükûn bir tuzak,
Sensiz uykularda kalırız uzak.
Gönlümde kopuyor her an bir kozak,
İçimde fırtına sözüm yastığım.
Kalemini sivrilt, gerçeği gör de,
Hainler gizlenir aynı o yerde,
Merhem diye sunar zehri o derde,
Fitne kazanını düzenleri yaz.
Yazarsın Dostum..
Gönül bir dergâhtır, sırra erersin
İlahi aşk ile destan Yazarsın
Sen bir çiçek olsan yüce dağlarda
Ben de arı olsam konsam bağlarda
Açsan bahar gibi yeşil çağlarda
Koksam, okşar idim yel ile seni.
Gönül dağlarını bir bir hep aştın,
Sabır bardağımdan en sona taştın,
Alev oldun, bütün canıma ulaştın,
Sen benim tek çarem, tek yeminimsin.
İda’nın başında bir beyaz duman,
Enlil’in nurudur süzülür zaman.
Hasan’ın sinede koptuğu o an,
Gönül hanemizde yer mi kalmadı?
Sana vasiyetim, ey canım parçam
Dinle bu sözleri, yiğidim Aslan
Hayat denen yolda, olmasın hiç gam
Öğüt tutan olur, dağ gibi Aslan.
Yıllar geçti...
Yıllar geçti, hâlâ ismin dilimde,
Gönül çeker bu sevdanın hasını;
Her an siyah beyaz, resmin elimde;
Ruhum sensiz tutar kaderin yasını.
I.
Gece, sırtından o ağır kadife paltoyu attığında,
çıplak kalan şehrin kemik sesi duyulur.
Ben, göğsümde paslı bir pusula taşıyan o kaçak yolcu,
yönünü kaybetmiş kuşların kanadında ararım,
Devlet baba, açtık sana elimiz
Ayaz keser, duyulmaz ki sesimiz
Soğuk taştır bizim yatak yerimiz
Aşımı vuracak, ocağım yok ki.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!