Türklerin Şanlı Aşkı 4
Gönüllerde alevdir, hiç sönmeyen bu sevda,
Yüreklerde yaşattık, Türklerin Şanlı Aşkı.
Ezelden ebededir, bize kalan bu dava,
Nesilden nesle akar, Türklerin Şanlı Aşkı.
Toprağa düşen ter, can olur biter,
Her karış taşında bir dua tüter,
Ecdadın nefesi rüzgarda yiter,
Bu vatan bizlere en kutsal kucak,
Sönmesin bağrında tüten son ocak.
Açtım ellerimi, ulu dergâha,
Sığındım Rabbime, her bir günaha.
Pişmanlık yaşları, ıslattı yüzü,
Kovulmuş şeytandan, koru bir daha.
Unutamadığım...
Gelirdin,
ıssızlığıma
deniz ve zeytin,
gelirdin.
Mürekkebi Ege'den çekiyorum bu gece, masamda iyot kokusu.
Kağıt bembeyaz bir suskunluk,
kırılmayı bekleyen.
Önce Nâzım'dan kalma bir hasret oturuyor karşıma,
Şu yalan dünyadan kimler gelip geçti,
Sazın teline bir mızrap vurayım.
Kimi dolu içti, kimi ağu seçti,
Ben de divanında selam durayım.
Ben
bir şiir yazmak istedim Usta
senin gibi.
Kelimeleri
demir gibi döverek
Uzun Yaşamın Yankısı..
Bir nehir gibi akıp gitti zaman,
Genişledi yatağı, derinleşti suları.
Bir rüzgâr misali esti seneler,
Mazide sararmış yaprağımız var.
Ne hüzünler gördü, ne de neşeler,
Hasretle karışık toprağımız var.
Kazdağı'ndan bir rüzgâr indi denize,
Bin yıllık zeytinin gövdesinden bir fısıltı.
Duydu onu köklerde uyuyan sır,
Ve denize karışan toprağın o engin sabrı.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!