Ne kötüdür insanın
aklıyla yüreği arasında
bir sandalyeye oturtulması.
Kalksan yanlış,
kalsan eksik.
Bir Yer Var İçimde
Sesim sana varır mı bilmem,
bir duvarın içinden geçer gibi.
Adını bırakıyorum geceye;
gece alıyor, geri vermiyor.
Dışarıda fırtına,
içimde eski bir kış.
Ne zaman geceye dönsem,
bir yerim yarım kalmış.
Günler gelir, günler geçer;
Kendi gölgemizin kuytusuna
saklandık yıllarca.
Aynaları,
bir yabancının yüzüyle yıkadık.
Sustuk.
Kendi kuyusunda boğulan
bir nehrin uğultusudur bu.
Bir gözün pınarında kıyamet koparken,
sütliman limanlarda
gemiler yüzdürenlerin masalıdır.
Ben uzakları yürümeyi
yol bilirdim eskiden.
Meğer insan,
en çok kendi içinde kaybolunca
bir yere varamazmış.
Eğer taş,
insanın içine çökeni bilseydi
yerinden kalkamazdı.
Eğer rüzgâr,
ayrılığın ağırlığını taşısaydı
Zamanın tezgâhında
ömrümü yanlış ipliklerle dokudum.
Bir yanım dünya telaşı,
bir yanım sana geç kalmış bir çocuk.
Dünyalaşmasaydım bu kadar,
Eteklerinde ince bir akşam taşırsın,
Sessizlik bile çiçeklenir yürürken.
Sevgi dediğin nedir bilmezdim eskiden,
Bir rüzgâr sanırdım gelip geçen.
Sen bakınca…
Ben artık sorularla konuşmuyorum.
Bazı cevaplar,
bir insanın sesinde saklı oluyor
ve herkes o sesi duyamıyor.
Bir adı yoktu başta.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!