Çatladı sabrın aynası,
sustum, dağlar içe çöktü.
Kör kuyuda ay boğuldu,
sen görsen de görmesen de.
Kalbim eski bir harita,
Zaman geçer, ben kalırım
Gölgeyim kendi izimde
Yürürüm, kendim bulurum
Kaybolmuş yüzler yüzümde
Hem aşina hem yabancı
Seni unuttum…
ama affetmedim.
Adın geçince
içim susmuyor artık.
İki oda arası bir duvarım ben,
bir yanım tutar,
bir yanım uğurlar.
Bir yanımda sesin kalır,
bir yanımda kapanan kapılar.
Seni yıllar önce tanıdım ben,
hem de insanın birini
kendinden bile saklayamayacağı kadar.
Aynı cümlenin içinde sustuk,
aynı yağmurun altında ıslandık,
Kocatepe’de dolanır rüzgârın sesi,
Çizmesi tozlu, bakışı çelikten.
Bir milletin göğsünde saklı son nefesi,
Bir emir yükselir gecenin içinden.
Kolay mı sanırsın bu dağların başını dik tutmayı?
Karanlık bir gününde
elimde lambayla kapına gelmek isterdim.
Ama aramıza diyarlarca mesafeyi sen koydun.
Şimdi ışığım nereye kadar yeter,
sesim ne kadar ulaşır, bilmiyorum.
Bütün iyi niyetlerimi masanın kenarına dizdim,
her biri başka bir mevsimden kalma.
Adını koymadığım vedalar,
cebimde ağırlaşan küçük taşlar.
Şimdi hepsini
İyi insan olmak yetmiyor,
iyi kalmak zor bu dünyada.
Kimseyi kınayamıyorum,
yaptıklarımızla biz, biz değiliz.
Aslında iyi insanlarız derler de,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!