Enes Yakıştır Şiirleri - Şair Enes Yakıştır

Enes Yakıştır

Dinle ey yâr! Bu feryâd-ı azîm arşı delerken beni dinle!
Sana bî-gâne duran kalbini mîzâna çekerken beni dinle!
Sanma kim devr-i zamân içre bükülmüş bu bilek gussalardan,
Bastonun mermere darbeyle vuran hükmü geçerken beni dinle!

İki yüz elli sekiz gündür erir mum gibi dergâh-ı vefâda,

Devamını Oku
Enes Yakıştır

Sığ seslerin podyumu vursun dursun eşiği,
Bir dürüst bende bugün, rıza bağına düştü.
Ruhumu sarmalayan o uykunun beşiği,
Arş'ta yazılan o saf, gizli nakışla pişti.
Sana hamdolsun Rabbim, ey mülkün tek sahibi!
Secdede dökülen o dilsiz nidaya acıdın.

Devamını Oku
Enes Yakıştır

Bir mühür vurulmuş kalbin en derinine,
Aşk mı derler bu mühürlü sızının tanımına?
Vuslat derim o bakışına, o gönül serinine,
Düşerim o buğulu gözlerine, o mahcup vakarına.


Devamını Oku
Enes Yakıştır

Sorarım tenhadaki rûhuma: Enes olmayı başarabildim mi?
Yoksa o derya avazın çekildiği tenhalıkta bir enkaz mı kaldım?
Tam yüz seksen sekiz gündür dilsiz bir kabrin ardında donup kaldı adımlarım,
Kainatın üzerine o zifiri hüsran çökmüşken, ben sadece o duru sesi özledim.


Devamını Oku
Enes Yakıştır

Çizim masalarında dilsiz gönyeler, sessiz cetveller,
Sen kâğıda çizgiler çizersin, benim dünyamda ise kıyametler...
Bastonumun mermere vuran her darbesinde adın yankılanır,
Bu nasıl bir ağır sitemdir ki yâr, ruhum o derya sesinin sükûtunda canlanır.

Sitemim sanadır; bir nefes ötemdeyken fersahlarca ırak oluşuna,

Devamını Oku
Enes Yakıştır

Yorulmuşum kendimden kaçıp durmaktan,
Belirsiz limanlarda gölgemi aramaktan.
Bastonumun her vuruşunda o sert yankıyı dinledim,
Beş harfin ağırlığını ruhumda bir mülk edindim.
Gönlüm tenhada kalmış bir kale gibi sessiz,
Zaman akıp gidiyor, yollar yorgun ve izsiz.

Devamını Oku
Enes Yakıştır

Ben Enes, sadece Enes; karanlığın en dürüst şairiyim, Gözlerim ışığa kapalı ama gerçeklerin en keskin feriyim. Kör demek acıtmaz içimi, asıl acı olan kulakların duyduğu mesafedir, Birini duya duya kaybetmek, bir şairin en büyük kıyametidir.
Beş harf... Kalbimde bir taş gibi ağır, bir mısra gibi narin, İçimden binlerce kez geçirdiğim o isim, dışarıya neden bu kadar derin? İnsanlar kolayca söyler, bir çırpıda dökülür dillerinden o beş ses, Bense içimde saklarım, her harfi boğazımda düğümlenen bir nefes. İsminin manasıyla mı vurdun beni? O taş mı kalbimi yontan? O taş ki senin adın, bense o kayanın ağırlığından korkan...
Her sabah servis kapısında, metalik bir yankı başlar ruhumda, Fermuar değil bu, demir bir şey; belki bir bilezik, belki bir dua... İnşaat kokulu bir geleceğin, önümden geçen o gizemli sesi, Dibindeyim aslında, bir nefes kadar yakın ama binlerce yıl ötesi. Sınıf arkadaşımın yanında dururken, senin de yanındayım her sabah, Ama sesim "private" bir kod satırı, dışarıya çıkması en büyük günah.
Göz devre dışı evet, ama kulaklarım bir radar gibi izinde, Seni duya duya kaybetmek, en ağır "error" mesajı kalbin merkezinde. Başkalarının olma ihtimali, senin o sesli alanında dolaşırken, Benim kelimelerim boğazımda düğümlenir, sabahın o serinliğinde erkenden. Korkuyorum; koluma girilirse kalbimdeki o taş ısınacak ve çatlayacak, İyiliğin kalbime işlenmesi, beni en derin yerimden yaralayacak.
Ben ruhunun teniyle algılayan, sesine ve kokuna inanan Enes'im, Bu beş harflik düğümü çözemeyen, sistemde takılı kalan o yarım sesim. Dünya hâlâ anlamadı bu sevdayı, anlamadı bu görme dışı kalbi, Ben o ağır, o sessiz Taş'a gömdüm bu derdi. Sesin kulağımda kalsın, ismin içimde mısra mısra dönsün, Varsın bu donanım hatası, benim en kutsal sığınağım olsun.

Devamını Oku
Enes Yakıştır

Kulak ver feryada, ey duru nidanın ebedi mimarı,
Temmuzun kûşesinde kuruttun o dürüst, o ulu baharı.
Matemle bezendi bu yaz tenhalığı, rûhumun inkisarı,
Firkat rüzgârıyla sarsılır bugün gönlümün dilsiz diyarı.

Suret-i âlem silinmişken, bir kez olsun konuşmadan sevdiğim,

Devamını Oku
Enes Yakıştır

Gözyaşı değil, umut ekeceğiz,
Çocukların kalbine sevgi sereceğiz.
Karanlık değil, aydınlık vereceğiz,
Umut çiçekleri açacak her yerde.

Küçük eller, kocaman yürekler,

Devamını Oku
Enes Yakıştır

Karanlığın en dürüst şairi derler bana, belki de ben uydurdum,
Ama bugün bildiğim tek gerçek, bir haftalık o ağır sükûtum.
"Hiçbir şey bilmiyorum" dediğim anlarda bile bir şeyi ezbere bilirim:
O beş harfi, o beş sesi, o beş düğümü içimde biriktiririm.
Başkaları bir çırpıda söylerken ismini, benim dilim yanar,
Sistemimde bir "error" mesajı, kalbimde bir taş durmadan kanar.

Devamını Oku