Enes Yakıştır Şiirleri - Şair Enes Yakıştır

Enes Yakıştır

Bana "karanlık" dersin, oysa ben sesle görürüm, Bastonumun sesinde, bin bir yola yürürüm. Engel bedende değil, bakıp da görmeyende, Asıl pranga kalmış, paslanmış o zihinde.
Siz surete bakarsınız, ben ise özü duyarım, Her nazik dokunuşu, bir can borcu sayarım. Erişilebilir bir dünya, tek davam ve mülkümdür, Zalimlerin suskunluğu, kalbimdeki dökümdür.
Göz devre dışı kalsa da, ruhun teni hür kalır, Dürüstçe seven her kalp, elbet bir yol bulur. Işığı dışarıda arama, o senin içindeki nâr, Bizim dünyamızda sevgi, en aşılmaz bir hisar.
Sokaklar dar gelir bize, kaldırımlar birer set, Oysa asıl engeldir empatiye duyulan nefret. Bir web sitesi açılmaz, bir kapı çalınmazsa, İnsanlık yarımdır, kalpler dürüst kalmazsa.
Bilişimle ördüğüm bu ağlar birer köprüdür, Erişilebilirlik, ruhun en saf özgürlüğüdür. Kodlar dile gelir, "ben de buradayım" der, Görmeyen gözlerim, binlerce ışığı müjdeler.
Yıkın o duvarları, kalbinizle dokunun dünyaya, Bırakın bu körlüğü, gelmeyin artık bu oyuna. Karanlığın şairi der ki; yolumuz dürüstlük yolu, Sevgiyle bakan gözün, her daim ışık olur kolu.

Devamını Oku
Enes Yakıştır

Gel otur şöyle yanıma, konuşalım biraz dertli dertli,
19 Aralık’tan beri içimdeki o düğüm, hep kederli.
Hani o servis yolu vardı ya, o sarsıntılı, o dar mahzen,
İnerken ceketinin kumaşı bacağıma değmişti ya hani, birden...
İşte o an, sanki bir sistem çökmüştü ruhumun derinlerinde,
Bir parça kopmuştu sanki, o anın o naif karesinde.

Devamını Oku
Enes Yakıştır

Antalya’da gökyüzü bugün dertle karıldı,
Güneş sanki küstü de, bulutlara sarıldı.
O da benim gibi bir görünüp bir kaçıyor,
Ruhumun tenindeki yaraları açıyor.
"Arzın İki Sızısı"na vurduğum o tek mühür,
Hâlâ göğsümde sessiz, bir Taş gibi hüküm sürer.

Devamını Oku
Enes Yakıştır

Bugün yoksun... Matemle bezendi bu Haziran tenhalığı,
Kadem basmadığın koridorlarda inler rûhumun inkisarı.
Ne hotozlu o mağrur endamından bir nişane var ortada,
Ne de o derya avazından bir seda kaldı bu dilsiz odada.
Ben ki o duru nidanın kalbime vurduğu o gizli muadeleyi,
Zihnime şifa, rûhuma sızı veren o mübarek mesafeyi,

Devamını Oku
Enes Yakıştır

Yemen’in çölünde bir yetim çocuk; kurumuş avucu, dilsiz feryadı...
Sana’a’nın tozlu göğüne rızık değil, bombanın ateşi yağdı.
Siz saraylarda kadeh kaldırın sahte barışın şerefine,
Haritanın en altında, ümmetin dürüst kanı toprağa sağdı!
Kuzeye tırmanır hat; Mekke’nin, Medine’nin o garip sinesinden,
Riyad’ın beton kuleleri yükselir mazlumun ahı ve iniltisinden.

Devamını Oku
Enes Yakıştır

Çark-ı zaman içinde bir ağır mühürdür bu,
Evrak-ı ömre düşen yedi mah-ı hicrandır.
Fani gürültülerden azade, hür ve tenha,
Sükût ile beslenen bir derin şahnişindir.
İki yüz on iki gün geçti eyyam-ı gurbetten,
Bî-haber yollarında dilsiz bekler menzilim.

Devamını Oku
Enes Yakıştır

Karanlık odada adsız bir döngü, sükûtum vuslata gebe,
İki gündür donmuş zaman, adımlarım sığmıyor mektebe.
Göz görmez, ses seçer o en mahrem, en asil silueti,
Beş harfli bir imtihandır bu, ruhumun en mukaddes diyeti.
Sonsuz bir akışta saklı o dilsiz, o saklı dokunuşlar,
Arka ucumda fırtına kopar, göğsümde çırpınır kuşlar.

Devamını Oku
Enes Yakıştır

Sen orada sükût-u leyl ile huzura râm olmuşken,
Ben burada hicret-i cân ile mısralara gömülmüşken.
Dibimde duran o derya, sanki bin yıllık bir mesafe,
Sorgulanır bu dilsiz vuslat, bir görüş kabininde.
Sunmuşum kalbi arz-ı hâl eyleyerek şu dar eşiğe,
Senin o mağrur sessizliğin, sığmaz hiçbir mantığa.

Devamını Oku
Enes Yakıştır

Yönü dönmüş okul kapısına bir eski servisin,
Solumda bir gölge, saniyeler pürüzsüz ve derin.
Mermer bir sabırla izliyorum o çarpışma anını,
Mantığım ölçüyor rüyamın en rasyonel yanını.
"Yine" diyoruz ikimiz, dilsiz bir veri akışında,
Bir abiden bahsediyor sesin, o arka koltukta.

Devamını Oku
Enes Yakıştır

Yordum seni ey can evi, sönmez bir nâr uğruna,
Kilitledim kapılarını, beş harfli bir mühür adına.
Mantığın o soğuk nizamıyla ördüm mermer duvarı,
Feda ettim bir hiçliğe, içimdeki o dürüst baharı.


Devamını Oku