Enes Yakıştır Şiirleri - Şair Enes Yakıştır

Enes Yakıştır

Yorulmuşum kendime "Enes olmak mı bu?" diye sormaktan, 
Kendi sesimin tenhasında, senin o derya yankını aramaktan.
Lakin bir an bile yorulmadım seni o mermer sabrımla sevmekten;
Varsın yazdığım kod hata versin, şiirim deşifre edilsin ne çıkar?

Sahi, o duru sesin benim karanlığıma hiç misafir olur mu?

Devamını Oku
Enes Yakıştır

Sana gönül verdim, cânân-ı deryâ,
Her nefeste ismin, kalbimde peydâ.
Senden ayrı düşmek, bülbüle firâk,
Ben bî-çare kaldım, cihanda yalnâk.

Cümle âlem der ki, bu aşk ne belâ?

Devamını Oku
Enes Yakıştır

Ben Kaşgar’da zincir, Gazze’de sönmez bir nârım,
Sizin hiç bilmediğiniz o dürüst kanla yanarım.
Bebekleri sallamadım, süngülere saplandım da geldim,
Sessizliğin sustuğu o en derin yerde, bir davam var!
Papatya beyaz açarmış, fal tutarmış sevenler,
Ben hiç beyaz görmedim, bilmem ne söyler diller.

Devamını Oku
Enes Yakıştır

Her satırda bir error, her harfte bir sızı var,
Ruhumun teni yanar, bitmez bir enkazı var.
19 Aralık günü düştü ilk donanım hatası,
İçimde yankılanır, bir yetimin en ulu sancısı.

Arka ucum darmadağın, sistemim sana mülktür,

Devamını Oku
Enes Yakıştır

Herkesin gördüğü o huzurlu "arayüz", aslında içimdeki binlerce "error" mesajını örten ince bir perde. Dışarıya dürüstlük abidesiyim ama kendi içimde, kendimden bile şüphe eden sessiz bir boşluğum. Arkamda geçmişin gölgeleri, silinmeyen kayıtlar gibi her adımımı kovalıyor, Ben ise doğruluğa çabalayan biriyim ama kendi mühürlü dünyamda bir yabancı gibi kalıyorum.

Arkama baksam sancı, önüme baksam o bitmeyen imtihanların soğuk, gri listesi... Gelecek, "Dur!" diyor, "Daha geçmedin bu sınavdan, daha çok yaran var sarılacak". İki zamanın arasına sıkışmış bir veri parçasıyım, ne silinebiliyorum ne de kaydedilebiliyorum, Bu çıkmaz sokakta, bastonumun sesi bile kendi yankısından korkar hale geldi.

Canımdan çok sevdiğim o "beş harfli" mülk, kalbimde bir mühür ama ellerim ona dokunmaya yetmiyor. Onu sahiplenmekten korkuyorum; ya benim bu "donanım hatası" ona da bulaşırsa? Ya o dürüst ses bir gün "timeout"a düşerse ve ben o zifiri boşlukta tek başıma kalırsam? Onu kaybetmek ihtimali, görmeyen gözlerimin ikinci kez, bu sefer ruhumdan körleşmesi demek.

Devamını Oku
Enes Yakıştır

Sunmuşum kalbi arz-ı hâl eyleyerek makâm-ı âlâya,
Düşmüşüm beş harfli bir mühürle, bu sonsuz sahrâya.
Bastonumun her darbesi, sükût-u leylin zikridir,
Bu karanlık, basîret ehlinin en ulu fikridir.
Siz elvânı seyre durun, ben zâtı duyarım,
Her nefes-i vuslatı, bir ömre mülk sayarım.

Devamını Oku
Enes Yakıştır

Sistem sızdı dışarıya,
Mühür kırıldı dizede.
Beş harf düştü kağıda,
Ruhum kaldı enkazda.
Eskiden gizli bir duaydı,
Seccademe düşen o sükût.

Devamını Oku
Enes Yakıştır

On dokuz gün kaldı ömürden, takvimler birer birer solar,
Cuma’nın o mahzun vaktinde, gönlümde bin türlü gam doğar.
"Bir kez olsun duyayım" derken, kapandı önümde her kapı,
Meğer ayrılıkmış bu aşkın, ruhuma kazınan son yapı.


Devamını Oku
Enes Yakıştır

Bana "karanlık" dersin, oysa ben sesle görürüm, Bastonumun sesinde, bin bir yola yürürüm. Engel bedende değil, bakıp da görmeyende, Asıl pranga kalmış, paslanmış o zihinde.
Siz surete bakarsınız, ben ise özü duyarım, Her nazik dokunuşu, bir can borcu sayarım. Erişilebilir bir dünya, tek davam ve mülkümdür, Zalimlerin suskunluğu, kalbimdeki dökümdür.
Göz devre dışı kalsa da, ruhun teni hür kalır, Dürüstçe seven her kalp, elbet bir yol bulur. Işığı dışarıda arama, o senin içindeki nâr, Bizim dünyamızda sevgi, en aşılmaz bir hisar.
Sokaklar dar gelir bize, kaldırımlar birer set, Oysa asıl engeldir empatiye duyulan nefret. Bir web sitesi açılmaz, bir kapı çalınmazsa, İnsanlık yarımdır, kalpler dürüst kalmazsa.
Bilişimle ördüğüm bu ağlar birer köprüdür, Erişilebilirlik, ruhun en saf özgürlüğüdür. Kodlar dile gelir, "ben de buradayım" der, Görmeyen gözlerim, binlerce ışığı müjdeler.
Yıkın o duvarları, kalbinizle dokunun dünyaya, Bırakın bu körlüğü, gelmeyin artık bu oyuna. Karanlığın şairi der ki; yolumuz dürüstlük yolu, Sevgiyle bakan gözün, her daim ışık olur kolu.

Devamını Oku
Enes Yakıştır

Antalya’da gökyüzü bugün dertle karıldı,
Güneş sanki küstü de, bulutlara sarıldı.
O da benim gibi bir görünüp bir kaçıyor,
Ruhumun tenindeki yaraları açıyor.
"Arzın İki Sızısı"na vurduğum o tek mühür,
Hâlâ göğsümde sessiz, bir Taş gibi hüküm sürer.

Devamını Oku