Enes Yakıştır Şiirleri - Şair Enes Yakıştır

Enes Yakıştır

Gel otur şöyle karşıma, konuşalım yine tek kelime etmeden,
Hani o dar servis köşesinde yaptığımız gibi, kimse bilmeden...
Bir emirle arkaya sürülmek istenirken adımların,
Tam karşımda durup da sükûtla mühürlenmişti o vakarın.

Binanın serin gölgesinde beklerken doğuya dönük,

Devamını Oku
Enes Yakıştır

Bir dar servis kapısında kilitlendi bu kader,
Kumaşın değdiği anla başladı derin keder.
Gözlerim geceye mahkûm, içimde dinmez ayaz;
Senin sustuğun yerde bütün türküler biter.

"Geçer bir heves" deyip ardına bakmaz eller,

Devamını Oku
Enes Yakıştır

Kar altında donar gece, katır sırtında can sızar,
Roboski’de, Kaşgar’da vahşet, dilsiz mermere sızar.
Köküm bir mezar taşında, adım yazısız bir kuyu,
Kardeş feryâdı duyulmaz, bu ne kahreden bir acı!


Devamını Oku
Enes Yakıştır

Bir Sivasî sîrete müptelâ kıldı kazâ,
Ne revâdır bu meşakkat, ne devâdır bu cezâ.
Korkarım faş ola sırrım bu nihânhaneden,
Bir haber düşmeye gāfil, bu mukaddes hâneden.

Gözümün perdesi mühür, dilde rızadır dileğim,

Devamını Oku
Enes Yakıştır

Dışarıda yağmur sessiz, camlarda bin bir sızı,
Akdeniz bugün bende, saklar o gizli kızı.
Her damla bir hıçkırık, toprağa düşen feryat,
Senin için ağlıyor, şehrin o dertli yazı.
"Mart ayında bu kadar, yağmur mu olur?" derler,
Bu acı bende varken, neden yağmasın gökler?

Devamını Oku
Enes Yakıştır

Cihânın zâhirî nakşı silinmiş bir hayâlimdir,
Gözüm mahrûm-ı nûr olsa, basîret pür-kemâlimdir.
Ne sûret peşreset bildim, ne sığ sevdâya baş eğdim,
O mektûm sîretin nûru, benim tek arzuhâlimdir.
Dokunmaz dest-i nâzenîn, mesâfe arş kadar muğlak,
Derûn-ı sînede bu dert, ezelden bir melâlimdir.

Devamını Oku
Enes Yakıştır

İkindi vaktinin kızıl hüznü inerken bu şehre,
Döndüm de baktım yine sinedeki o dinmeyen nehre.
Kaç takvim erittik bilmem o koridor telaşında,
Bir ömrün ahdi saklı bastonun o mermer taşında.

Ne çok koşturmuşum meğer duru bir nida uğruna,

Devamını Oku
Enes Yakıştır

Yoruldum ey sîret-i yâr, sabrı libas eylemekten,
Seni her nefeste isteyip, sükût ile erimekten.
Cümle âlem beni taştan, aşılmaz bir hisar sanır;
Bilmezler ki bu dertli baş, tek bir "gel"ine ufanır.

Göz görmezse kalp mi bilmez, bu nasıl bir yangındır yâr?

Devamını Oku
Enes Yakıştır

Ne lüzum var cismini ellere faş etmeye,
Divanenin kârı mı, sırrı pazara dökmeye?
Adı mektûm kalsın, duymasın ehl-i cihan,
O mahcup duruşu bir gizli esrardır her an.
Bir serv-i revandır o, nâzenin bir şahane,
Mecal mi var tarifine, akıl erer mi bu nâre?

Devamını Oku
Enes Yakıştır

Kazâ kıldı müptelâ bir mir'ât-ı sîrete,
Düştü bu dilsiz gönül, ilâhî bir hayrete.
Ne revâdır bu meşakkat, ne devâdır bu cezâ,
O mühürlü sırrımız sığınsın mağfirete.

Sanki bir saf aynadır, o mahcup, vakur canan,

Devamını Oku