Gönül ikliminde yalanlar büyür,
Bir maske takılmış her güzel ömür.
Her gülüşü ardında bir sızı yürüyor,
Hakikat nerede, kim bilir öyle.
Gam doldu göğsüme, sözüm geçmiyor,
Gönül ikliminde yalanlar büyür,
Bir maske takılmış her güzel ömür.
Her gülüş ardında bir sızı yürür,
Hakikat nerde, kim bilir öyle.
Gam doldu göğsüme, sözüm geçmiyor,
Dar geliyor yalanlarına, biçtiğim kılıf.
Gözlerim kendi yüzüme firarda yine,
Saklanır aynalar, yansır derinden.
Ne yapsam aralanamam,
Bu sahte suret perdesinden.
Gözlerin yıldız gibi parlar,
Kalbim seninle atar.
Sensiz geçen her an dar,
Aşkınla dolu bu yüreğim sana ağlar.
Seninle başlar her günüm,
Bu gece bir gölge düştü gönlüme,
Yıldızlar sustu, adın doldu dilime.
Bir yağmur iner gibi içimin teline,
Titrer her hece, kemanın sesinde.
sana yazıp duruyorum yine
ne vardı cekip gidecek
ne vardı beni boyle tek başıma bırakacak
soz verdimde durmadım mı sözümde
oysa derin sular sessiz akarmış
tıpkı
Hiç mi doğmadı gönlüme senden bir nur, ey gizli Cemâl,
Bir serçe olup konmadın mı kalbime, ey Sahib-i Hâl?
Perdeyi araladım sandım; meğer perde benmişim,
Rüzgâr diye bildiğim nefes, senden esermişim.
Bu gidiş aslına rücu muydu yâr?
Adın düştü de aklıma,
Yüreğim alışamadı yâr.
Toprak aldı seni, vermedi geri, yâr...
Yel esti, savurdu ömür harmanını,
Kayboluşun eşiğindesin artık bende
Tükendin sayılır
Düşündüğümün yarısı kadar anlatmıyorum seni
Değerini en aza indirdi yüreğim
Sen gittikten sonra bıraktığın yerlerde
Sormama gerek kalmadı
Ben seni aradım dağda, taşta,
Meğer sen saklıymışsın bir tek “başta.”
Gözüm dışa bakarken perde inmiş,
Kalbim içe dönünce sır görünmüş




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!