Âdem'den arta kalmış nice esrâr var içimde,
Cennetten düşen ince bir âzâr var içimde.
Yûsuf kuyusundan gelir her gece bir nefes,
Hicrânla yoğrulmuş derin bir efkâr var içimde.
İhvân diye sarıldığım eller taş kesilince,
Yıkılmayan, susmayan bir inkisâr var içimde.
Yakup misali düştü gözüm yollar üstüne,
Bir gömlek kokusundan doğan bahar var içimde.
Nûh'un tufanı değildir beni korkutan ey dost,
Kendimden kopup gelen azgın bir enhâr var içimde.
Yunus gibi düştüğüm zulmet gecelerinde hep,
Duâ ile ışıldayan bir envâr var içimde.
Eyyubi sabrınca örttüm kanayan yaramı ben,
Şükre kapı aralayan nice râz var içimde.
İbrahim ateşine attım bütün putlarımı,
Gülzâra dönen ateşten bir diyar var içimde.
İsmail misali nice sevdayı terk ettim,
Keskin bıçak görmemiş bir ikrar var içimde.
Mûsâ gibi yürürüm bazen çöl-i hayrette,
Deryaları yaracak bir iktidar var içimde.
Hızır nefesin andırır ansızın gelen sesi,
Bilinmez menzillere açan rehber var içimde.
Meryem sükûtundandır kimi sözlerimdeki sır,
Söylenmeden büyüyen bir nigâr var içimde.
Mühr-i Süleymân verseler hükmetmem âleme,
Zincirini kıramadığım bir hünkâr var içimde.
Bir kuyu, bir sürgün, bir tufan olup çağlarım,
Asırları dolaşan kadim bir âsâr var içimde.
Ne Yusuf o kuyudadır ne Nuh Cudi dağında,
Her dem yeniden doğan nice esrar var içimde.
Bir ses gelir ötelerden gecenin kalbine dek:
"Kendini bil!" diye duran bir ihtar var içimde.
Âdem'den özlem kaldı, Yûsuf'tan uzun sabır,
Yunus’tan bir niyâz, Nuh’tan bir izhâr var içimde.
Yakup’tan bekleyiş kaldı, Eyyubi’den metanet,
İbrahim’den hak ateşi, ikrâr var içimde.
Mûsâ'dan yol, Hızır'dan sır, Meryem'den derin sükût,
İsmail’den teslim olmuş bir bahâr var içimde.
Mühr-i Süleymân değil muradım bu fâni yerde,
Bir katre hakikatten doğan envâr var içimde.
Emrî, ne Yûsuf'um ne Nûh'um ne de Süleymân ben,
Her kıssadan bir nasip, bir miktar var içimde.
Emrullah Çelik
Kayıt Tarihi : 19.06.2026 13:53:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.
Bu şiir, insanın iç dünyasında taşıdığı sabrı, özlemi, kırgınlığı, umudu ve hakikat arayışını peygamber kıssaları üzerinden anlatır. Şair; Yusuf'un sabrını, Yakup'un bekleyişini, Nuh'un mücadelesini, Yunus'un duasını, Eyyub'un metanetini, İbrahim'in teslimiyetini ve Musa'nın arayışını kendi ruhunda bulur.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!