Sevmeyi, baharın esişi bildim
ya da hep bahara doğru gidişi sevmek
sevmek, ödemekmiş sorgusuz,
Ökkeş'in aklı,
kırk kadar davardan doğan kırk kadar davada dağıldı,
kırk davanın kırkının da bahçesine fitneler salındı.
Yüksek tavan salonlarda cereyan eden hükmedişleri tarttıkça
zihni alçaklıkla anıldı.
Yastığa başını koydu adam
Bir türlü denkleştirip ödeyemediği borcunu da koydu, utancını
İşsizliğini koydu, sabah biraz geç uyanabilecekti bu sayede, avuntusunu
Bir saçma şarkıyı da, taa sabahtan beri diline doladığı... ister istemez koydu
I.
Olduğumu kanıtlamak için kaybettim kendimi
hatırla
İlk aydınlıkta gör beni
sonra unutmuş gibi yap
Yosuna bakar gibi gözü, beyaz benekli kahve
Hangi yeşiller ödünç alındı
yahut çalındı ferden?
hangi karakola dalındı
hangi tezkere varken?
O gün hiç ummadığın kadar keyifli geçmişti hatırla,
Bil ki yüzün sen farkında bile olmadan Kudüs'e dönüktü o gün!
Bir insanı pat diye sevmiştin ya bi gün, onun gözleri Kudüs'e dönüktü o gün!
kafeste yetiştirilen tutsak kuşun özgürlükçü kanatlarına astım aklı
çarpıyoruz çırpındıkça çubuk çubuk demirlere...
Bir yan göze paletinden renklerle girer
Bir yan bakmak ister göğüs kafesinden, derin
ıraktır nehir
Yaş kırk işte; beklenen yaş.
Bir U dönüşüne müsait mekândır kırk, ki aslen bir makamdır!
Ağrılar var bedende, kötü birer arkadaş gibi bu ağrılar.
Şiirler var kafamda: çapraz ve soyut ve somut ve ikisi de değil bazen ama var basbaya!
kumar adamlar ile kuytu kadınların
besin değersiz çocuklarına
ev sahipliği yapıyor artık Anadolu !
bu hakedilmişliktir...




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!