yağmur yağarken, çocuk parklarında çocuklar yoktur ama seslerini bırakmışlardır orada, duyarsın!
Bağırıp dururlar şen şakrak
sabaha ayaza öğleye akşamüstüne...
hangi vakit döneceklerse oraya
Sevmeyi, baharın esişi bildim
ya da hep bahara doğru gidişi sevmek
sevmek, ödemekmiş sorgusuz,
Ökkeş'in aklı,
kırk kadar davardan doğan kırk kadar davada dağıldı,
kırk davanın kırkının da bahçesine fitneler salındı.
Yüksek tavan salonlarda cereyan eden hükmedişleri tarttıkça
zihni alçaklıkla anıldı.
Yastığa başını koydu adam
Bir türlü denkleştirip ödeyemediği borcunu da koydu, utancını
İşsizliğini koydu, sabah biraz geç uyanabilecekti bu sayede, avuntusunu
Bir saçma şarkıyı da, taa sabahtan beri diline doladığı... ister istemez koydu
I.
Olduğumu kanıtlamak için kaybettim kendimi
hatırla
İlk aydınlıkta gör beni
sonra unutmuş gibi yap
Yosuna bakar gibi gözü, beyaz benekli kahve
Hangi yeşiller ödünç alındı
yahut çalındı ferden?
hangi karakola dalındı
hangi tezkere varken?
O gün hiç ummadığın kadar keyifli geçmişti hatırla,
Bil ki yüzün sen farkında bile olmadan Kudüs'e dönüktü o gün!
Bir insanı pat diye sevmiştin ya bi gün, onun gözleri Kudüs'e dönüktü o gün!
kafeste yetiştirilen tutsak kuşun özgürlükçü kanatlarına astım aklı
çarpıyoruz çırpındıkça çubuk çubuk demirlere...
Diyor ki kelam kaleme, bir ezbere sus....
Sustunsa...
Şimdi konuşalım.....
İlişme sendeleyene eğri yolunda, sanane!
Bir yan göze paletinden renklerle girer
Bir yan bakmak ister göğüs kafesinden, derin
ıraktır nehir




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!