Ne hayallere nişan almış
epey yaşını almış
kırk falan tırt küsur adam
Şimdi
süngü makamından
tümü koskocamanmış gibi tezahür ediyorsa da
küçük küçük yaşıyoruz
ufak ufak ölüyor...
Bu yol bizi tutar, inan
Farklı bir yol olmalı sapan burdan,
biraz fikir üretmenin, aç tarlalarına!
Rakip takımdan zaman uyan
Bir kaç cambazın da sırtında aynı formadan
Ürün, yüzünü gördü göz insanın.
Derisi, sanayi tipi sıyrılırken, barkodundan
“etinden ziyade” diye bir türkü yükseliyor.
Vicdan saflarında müebbet,
kentli ozanların riskli dillerinden!
Bir ters kelepçe oyunuydu bekte pusan, puşt yüzyılın cilvesi
İçinden cüzzam fışkırdı kutsal olan rahme
Gelgelelim olmadı 'gene' , olamadı!
şuurda değilse de, şuura
Geceden de karanlıktı insan, gördüm
Yırtılan bir beyaz sayfaydır, doğudan, henüz duyulmayan çığlıklar
Kalemi oynatanlardan, hamuru inceltenlere
I.
Bir resmi bozmaktalar artık
renkler kasabayı terk edeli
Tual zifir /palet bir o kadar sefil / fırçalar mı? İpekten değil..
Bu bir kafirden postür !
Doğmayan güneşin sabahından günaydın!
Kaz tüyü yastık sevdalıları,
Ölülerin bir etkinliğe katılırcasına bir araya biriktiği kıtalar,
Ben çıkamayacağım bu gecenin içinden yarın sabaha
Ne güneş eksik kalacak ısım kaybolunca ne de rüzgar nefesim olmadan
Bir salise kadar hatırlanacaktır
Vın gelip tırıs gidişim
Ne birincisini ne de sonrakileri okumadan
Araya girmek gibi olmasın da
Yarım kaldı ağzımda laf
Nasihat dersen nasihat
Vukuat dersen
Attım, tut!




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!