Okçular tepesinden tıpkı bir zafere benziyordu hezimet!
Ne gözün gördüğüne
ne kulağın işittiğine
Sonbahar'ın penceresinden bakmıyorum artık,
yaprakların süzülüşüne.
Eski kokusunu bildiğim için mevsimlerin,
hep azalırken insandan değer
unuttuklarımla bir
hepsi Adem’den sonra
bir bir eksilen
kutsala ilişmese
Gördüğün düş değil,
İbraz beklemez bariz...
Tene değenin, aralıksız
birazı kor, birazı kül
'Pencere önü çiçeği yalnızlığımıza'
Yakasından gül damlardı gelenlerin...
Koyu bir cerahat tuttu sonra
vicdan sokaklarını.
Sirenler bizim için,
Parasızlığı da kırışıyor benle, sarı
Benimle bir, dudak da okuyor sağırlığı
Rüzgarı almışız arkamıza
Tahammülümüz azalmış değil mi?
Bir acemi mızıka gibi sızlanıyor en sabırlımız sokaklarda
En sabırsızımızın belinde patlamaya hazır bir tabanca
...sonra Yesrib’i yeniden inşa etti insan
ruhun derinliklerine
takas etti gözleri kamaşınca karanlığı
ticaret erbabları
bir ritim
susmuyor kafamda
doğu diyor
sonra batı
sırtımı da sıvazlayan yok etrafımda




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!