Zamanı durduran o ince yürek sızısı
Her şeyi hisseden gönlümün gözü
Varlığın içindeki o yokluğun izi
Bir tek sen kaldın bu koca şehirde
Eğer bir gün izimi kaybedersen
Beni gölgeme sor,
Sana mutlaka doğruyu anlatır
Mesafeler girdi aramıza
Kırık saatler asılı kaldı
Duygu mabedinin duvarlarında
Zaman bile senden yana tavır koydu
Yokluğuna beş kala her şey durdu
Ama hiç tasa etme
Ben seni zaman ve mekandan münezzeh
Mevsim galiba kıştı
Yada bir bahardı
Tam hatırlayamıyorum
Belkide sonbahardı
Ben söyledim onlar yazdı
Kırılıyoruz da sanki ne oluyor?
Hiçbir şey olmamış gibi yaşıyoruz
Sadakati düşünen bir allahın kulu mu var?
Sessiz yığınlara bakıp hayıflanıyoruz
Akreple yelkovanın tüketemediği
nadir zamanlarda
Göğe uzanan dualar arasında
Yeterince geç kaldım ben aşka
Bir türlü sevdiğimi anlatamadım
Elin oğlu kalkmış şiirini yazmış
Neden ben hiç akıl edemedim
Kırmızı gülün çiğleri
Düşünce dolgun dudaklara
Sevdalı yürekler kabarırdı
Yılgın gurbet akşamlarında
Yağmur damlaları can suyu
Ayrılığa düçar olmuş bu zemheri akşamında
Soğuyan tek şey havalar mı sanırsın?
Kısmeti elimizde tutamasak bile
Hayati kararların tamamı bizimdir
Beslediğin duyguların kıyısında gezersen
Izdırabına çok fazla gömülmezsin
Şimdi kendimi kandırmaya çalışıyorum
Ama kim ne söylerse söylesin




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!