Senin yanında hep dik olurdu omuzlarım
Taze bir güven duygusu ile tutunmuştum hayata
Düşen moduma çare olur mu?şimdi sensiz sükut
Ayrılığın ne demek olduğunu şimdi anladım
Gurbette sevdiğini ararken savrulan bir yapraktır özüm
Yine essin rüzgarlar sana baktığım yerden
Uygar aklın son perdesinde boğulur bütün sözüm
Bir yetimin hakkını gözeten ince bir terazidir bu
Sessizliğin kıvrandığı derin dehlizler
Sevgisiz ve bir o kadar da duygusuz.
Seni izlemek ne ayrıcalıklı bir duygu?
Gülüşün yaradana gizli bir dua sanki;
Soğuk bir kış gecesinde
Bir köşede birbirine sarılmış
Uyumaya çalışan kedi yavruları
Ayazdan tir tir titremektedir
İşte tam da o şartlarda bir yerde
Elinize tutuşturulan bir bardak çayla
Bir rüyanın içindeyiz sanki
Zamanı susturduk duygusal derinlerde
Ne geçmişten bir iz var
Ne de yarınlardan bir haber
Kaş ile göz beraber anılsa da
Her şeyin kıymeti farklı farklıdır
Kaş gözün yerini hiç tutmadı
Ama merhamet öyle mi?
Ben uçmayı bir kelebekten öğrendim
Tuttu çıkardı beni göğün göğsüne
Kesti ayaklarımı yerden boşluğa bıraktı
Ferasetle çırpınarak nasıl uçulacağını öğretti
Başı dik bir o kadar da güzel bir kelebek
Kelebekler kanatlarını göremeden ölürler
Bir lahza bakışa hasret yaşamdır
Kısacık ömürde onların payına düşen
Küçük bir umut ile bağlanılır aşka
Ama herkesin senaryosu başka
Kimileri ölürler yar yolunda
Bir gün gelecek, beni de silecek zaman,
Önce sesim düşecek hafızalardan,
Sonra gölgem kaybolacak duvarlardan.
Yürüdüğümüz yollar sarplaşacak sonra kararacak,
Bu kulaklar ne kelimeler
Ne çarpıcı ifadeler duydu
Duyduğu sözler bazen yürek parçaladı
Bazende nice sevdalara tercüman oldu
Kelimeler kullananı çoğu zaman özgür yaptı
Kürsülerden kitleleri ayağa kaldırdı




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!