Gönlünün şefkati gözlerinden gitmesin
Biriksin umutların hasret gölünde
Güvercin gülücüğü eksilmesin
Gamzeli ay yüzünden yeter
Yaşadığım şu süre içerisinde
Beni duygu yoğun iki kere göremediler
Ayrıldığım yere bir daha dönmedim
Yalnızlığımdan bahsedenler kimler?
Aramasalar sormasalar ne çıkar
Bir tek sen gelsen bana yeter
Şu açık olarak bilinmelidir her yara,
Yüreğin sabrına yazılmış bir mektuptur
Zaman, sevdaya merhameti mühürler
Gözyaşı sadece toprağa düşen bir rahmet değildir
Sevmelere hiç mazeret aranmaz
Sadece onun bir töresi vardır
Mesela gerçek güzellik mütevazı olmalıdır
Zenginlik ise sessiz yaşanmalıdır
Geç gelen hayal akşamlarında
Kirpik uçlarından yıldızlar kayardı
Gürürdüm yakamozlar uçuşurdu
O ıslak siyah saçlarında
Denizin buruk tuzu kalırdı
Kiraz irisi dudaklarında
Muhabbet bir taze lütuftur umudu daim olana
Kim ne diyebilir? Sevgisini yüreğinde saklayana
Ama olanlar sadece kader ile biraz zor izah edilir
Kötüler bir kelebeği bile kısa ömründen edebilir
Hasretin pusuya yatmış bir gecelik uykusu
Körpe yürekler acıdan rahat yatamazken
Hazana yüklenedi birde yaprağın öyküsü
Kader göz açtırmıyor dert küpü kararsızlara
Sen, sükûtumda büyüyen en latif gazelsin
Her nefeste özlenirsin lakin dil sana varamaz, durur
Gözlerin bir şeb duası gibi iner ruhuma
Huzurumun en kadim baharı sensin ey dilber
Geçen zamanı hiç iyi kullanamadım
Gündüzlere sığmayan efkarlarım oldu
Yaşanan bir vefasızlık uğruna
Gecelerimin umutlarını da yok ettim
Sonuçta beni samimiyetsiz sevdalar yordu
Kaltak gecelere yenik düştüm
Bu sevdanın sonu yok menzilimiz kabir
Bakmağa kıyamadık yetiştirdik büyüttük
Daha neler ile karşılaşacağız kim bilir?
Sabah ışığına bakıp böbürlenme




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!