Arzulardan bilinçli vazgeçmek
Yaşamı dışlamak kadar ağırdır
Bu yüzden insan, çelişkileri ile yaşar:
İster , istediğinde acı çeker,
Bir vakitler adını zikreden dilim
Şimdi sükûtun tesbihini çeker oldu
Gönlüm, yıkılmış bir dergâh avlusunda
Yalnızlıkla secdeye varır oldu
Tamahkar tüccarın beklentilerinin
Vahşi bir o kadar da hoyrat düzlemindeyim
Yeter artık sal beni
Uçayım göklerde serbestçe
Karpuz sergisinde yanan lüks aşkına
Maviliklere doyayım istediğimce
Güzelliğin tam içmelik
Gözlerinin kahvesinden koy ömrüme
Dem alsın közdeki kahvenin telvesi
Kulağımda masum yüreğinin sesi
Bir yudum kahvenin hatırına
Allah aşkına
Ben ona derdimi daha nasıl anlatsam
Duygularımı anlatmak için bu son saatler
Damarlarındaki akan kanı hissetsem
Ellerini tutsam bütünleşsem
Sevgi selinden ben ölürdüm
Buğulu bir kadehde beraberce ıslansak
Beni güzel hatırla diye
Yıllarca çırpındım durdum
Şimdi beni kötü hatırlasan da olur
İyi hatırlananlar ölmedi mi?
Aşkı vermiştim sana ne yaptın
Geldim gördüm yaşadım
İşte gidiyorum artık
Yeşil çimenler üzerinde
Masmavi bir koca gökyüzü kaldı
Bir papatya iliştirdim saçlarına
Tamda o anda farkettim gözlerini
Taşın çiçek açmayacağını bilmeden
Çok sular harcamış oldum
Gittim çocuk oldum, doyasıya ağladım
Sevginin kibirden ve hırstan üstün olmadığını
Gömmek istediler ölü papatyaları toprağa
Kıyamadı toprak onunla geçen hatıralara
Çırpındı ağladı kabul etmedi
Ona göre hatıralar çok kıymetliydi
Sonunda papatyaları yüreğe gömdüler
Sevmek sevilmek bal gibi şeyler
Bal kasesinin içine
Düşersen tadından yenmez
Ama balda boğulmuş arı görmek




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!