Avlusunda rüzgâr, eski kelamların kefenini savururken
Duvarlar yalancı şahit gibi umarsızdı
Ben ise alnıma yazılmış firkat fermanını
Boynum bükük, gönlüm kırık yıllarca taşıdım
Eğer birini çok sevdiysen
Bir daha kimseyi bu kadar sevemezsin
Aldığın nefes kadar üşürsün
Yalnızlığın kadar ezilirsin
Tıpkı bir sevda masalı gibisin
Mutlaka öykünün sonunda
Gönlün yine bu akşam naz makamı
Dargınlıkla dolu bir yürek iniltisi
Mutlu bir anında araya giren hüzün
Yaşadığın hayatta vefa seviyesi
Sadakatinin kıymeti her dem bilinsin
Güzel rüyaların en tatlı yerinde bitsin
Gerçek zaferler zaman alır
Hiç uzaktan sevmek olur mu?
Hayali var anısı var
Böyle ortada bırakmak olur mu?
Ağır ağır ölüyor yuvasında sevda kuşu
Yola çıkamaz oldu katar katar turnalar
Mahsunluk çöktü sanki göğün göğsüne
Bu ellerde bir matem havası var
Günler azaldı artık gitme zamanı
Fakat kuşlar sanki çakılıp kaldılar
Nisan yağmurları yumuşak olur
Hiç Kimseyi üzmek istemez
Her bacaya sanki eşit yağar
Denizciler rüzgarları iyi bilirler
Kuzey rüzgarını kararsız bulur
O deli rüzgara pek güvenmezler
Bizim gençliğimiz sanki biraz yavan geçti
Güzel günleri değerlendirmeyi beceremedik
Mütevazi duygularla belki çocukken mutlu olduk
Ama mutlu etmeyi hiç beceremedik
Bir sevda yetiminden ne olur
Deyip sakın küçümseme
Sen bir fırsat ver gör bak ne olur
Sevda pazarında müthiş düzen kurulur
Umutlar anlam kazanır hatıralar çoğalır
Karanlık karartmıyorsa yürekteki izleri
Geçmişte yaşananları,hatıraları,sözleri
Döndürmüyorsa gurbete gidenleri
Kapanmaz bilirim çöl yalnızlığının açtığı yaralar
Bak tükendi Kalmadı canda cesaret
Bir ben kaldım bir de yürekteki hasret
Ben en çok bu yaşımı sevdim
Onu dolunayla taçlandırmak istedim
Sanki geceler daha parlak
Gökyüzü yıldız dolu
Nefesler daha yakın oluyor




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!