Gamlı bir gecenin afakında kalırsa bir miktar hüznümüz
Git yat sabaha bir şeyin kalmaz deseler de boşa
Uyumakla ne gamımız geçer nede efkarımız
Bence acını da hüznünü de döneminde yaşa
Erkek adam çok fazla gülmez
Seven sevdiğini ulu orta söylemez
Büyüklerin yanında çok konuşulmaz
Ayıp dediler dedilerde dediler
Biz o kadar çok ayıpla büyüdük ki
Büyük şehirlere hiç ayıp kalmadı
Umut titrek bir alev parçası
Zifiri karanlığın koynunda
Zaman kırık camlı penceremden
Sessizce sızan solgun ay ışığı
Hiç kimsenin yarına çıkma garantisi yok
İnsan gider hayali kalır
Duvarda asılı bir silik fotografı kalır
Seviyorsan eğer birde acısı kalır
Sana her yazdığımı veda saysanda
Sildiklerinin de izi mutlaka kalır
Aylardan Kasım
Kasımda dağlara çıkasım var
Düzene şöyle bir bakasım var
Ümitsizlik diyarına gitme umut var
Gördüğüm her şeyde bir ahenk var
Bir gün Hatıralar sessizleşir
Gün gelir sevdiğinin sesini unutursun
Yüzünü saçlarını bakışlarını hatırlarsın
Ama sesini rüzgar alıp götürmüş gibidir
Kiraz dalında demlenen ayyaş kuşlar
Bir cana hasret bekleşiyorlar
Sudan yaratılmış yüreğim
Gözlerinin ateşine dayanamadı
Bazen ona içindeki en ince duyguları
Olanca samimiyetinle yazıyorsun
Sonra bir şekilde cesaretin kırılıyor
Yazdıklarını acımadan siliyorsun
Havada yağmur kokusu var
Karşı tepelere yağmur mu yağdı
Hazan mı geldi?
Bozulur artık en güzide bağlar
İşçilerin ellerinde yazdan ördükleri sepetleri
Dillerinde en neşeli ege türküleri
Derdi büyük dağlara bahar geç ulaşır
Bu coğrafyada nice kara kışlar geldi geçti
Ama hiç bir bahar sırasını atlamadı
Tabiat canlandı çiçekler mutlaka açtı
Hiç kimsenin derdi baharı gölgelemedi




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!