Çiçeklenmiş dallara dokunan ilk ışık
Bahar sabahının en uygun anında
Tomurcuk ile vedalaşmak için inerdi ovaya
Fakat arzulardan tek bir izi kalmazdı sığ sularda
Kalemin kırıldığı anlar olduğu gibi
Kelamın kirlendiği saatlerde olur
Değer görmediysen beklediğin yerden
Sinende sakladığın beklentilerin hepsi boşa
Güneş olsan ne yapacaksın
Kızsam da sana git diyemem
Kalbim kan ağlasa O sözü söyleyemem
Bilirim ki gittiğinde yüreğinde seninle gidecek
Hele o güzel gözlerin onlarda gidecek
Ya kirazdan tatlı dudakların....
KALIR
Firkât ile mühürlenir her vuslatın baharı
Gönül, sabr ile yoğrulmazsa har olur kalır
Avlunda savrulurdu kelâmın kefen kokusu
Tren garının soğuk bankında hasret
Rayların ucunda biriken umut
Kara trenin çalan son düdüğü
Yeni dönemin kambur sokak lambaları
Duydukları yeni seslerden ürker kuşlar
Uçurumun doruklarındaki yuvalarında baykuşlar
Karanlık gecelerde hep elde var bir garip hüzün
Her geceye bir sabah yakışıyorsa
Kanatlarım özgür ama yüküm ağır
Umut etmek seven insana yaraşır
Gerçekleşmesi kaderin insafına kalır
Hiç şaşmaz ve tavizsizdir kader
Her haksızlık için cevap gerekmez
Ama mesafe koymak gerekir
Hayatımızda keşkeler çoktur
Her insan biraz pişman ölür
Öyle kolay değil bunca özleme rağmen yaşamak
Bir fincan çayın buğusunda vuslat aramak
Hatırlamak kolay ama,gecenin yüzü karanlık
Susmuyor beynimde kaynayan davet
Sadece kendi sevdanda kaybolma,
Başka duygulara kapanırsan
Varlığın güzelliğini nasıl anlayacaksın?
Birini severken bütün âleme küsmek,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!