Güneş gibi doğmaktan hiç bıkmadın
Sabahın aydınlığı ile odama dolardın
Bilmem ki odamda ne vardı?Ne arardın?
Yıllarca ilk ziyaretçim hep sen oldun
Gözümü açtım koynumda seni buldum
Umarım sende aradığın neyse onu buldun
Biz bir imtihan için mi bu kadar dağıldık?
Her bir parçamız bir köşede kaldı
Her birimiz bir diğeri ile sınandık
Gözyaşlarımız kirpiklerimizin ucunda yaşadık
Ne olurdu sanki
Bir yağmur damlası olsaydım
Düşseydim kirpiklerine
Gözyaşınla bir güzel karışsaydım
Esen rüzgar olup yüzüne dokunsaydım
Savrulan saçından bir tel alsaydım
Hissetmek birazda karanlığı yarmaktır
Kendine özgün bir yol bulmak
Deruni duygularla hayata bakmaktır
Sabahın ürkekliği ağarır mahur mavide
Siyah benim yitirdiğim umutlarımın rengidir
Umudum sınanan ruhumun ta kendisidir
Bir tek yıldızlar kaldı içimde parlayan
Birde yakamozlardı duru ve saf olan
Aşk bir sızma halidir
Sessiz sedasız girer hayatına
Sızar iliklerine damarlarına
O bu işlerde adam akıllı mahirdir
Habersizce seni teslim alacaktır
Yaşantın içinde hiç anlamazsın bile
Biri yanan mum olsa diğeri onun ateşi
Her kim ay ise sevgisi de onun güneşi
Her göz göze geliş bir umut olsa
Kararlılık ve mücadeleci ruh yaşam ateşi
Şiirin bağrından gönlü yaralı çıkmak
En canlı hecede, aniden hayatın durması
Ya da zamanın saçlarına ilişmiş
İnce bir sızının parça parça dökülmesi
Hakkım kaldı çok övülen şu adalette
Haklıyım buna yer şahit gök şahittir
Engelledi konuşturmadı beni nezaketsiz
Günlüğe yazdıklarımın tamamı gerçektir
Şebnem tanesi kadar güzel kadın
Ah o varya hani senin yaşadığın uzak şehir,
Hayallerime tuzak olan şehir
Aslında söylenecek çok şey var ama
En güzel yıllarımı çaldı mı denir?
Bilmem ki başka nasıl söylenir




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!