Mezarıma gel ara sıra
Bir damla gözyaşı bırak bana
Toprak da bizi bilsin artık
Sevmek birazda,
Birgün sabah vakti bakarsın
Gökte bir bulut tam tepende
Çok alımlı bir o kadar güzel
Gittiğin her yerde oda seninle
Nereye baksan o orada
Artık senden ayrılmaz olmuş
Her gün penceremden içeri süzülürdü
Onun güzel yüzünde doğan ışık huzmesi
Aşağı kahveden dışarıya yankılanırdı
Eski aşk şarkılarının yanık nağmesi
Sevdanın ahkâmına sadık olmak
Münzevi yaşamın insicamına
Katlanmak demek değildir
Savrulan gecelerin artığı
Aşkın ateşe benzediği söylenir
Oysa ateş masumdur;
Yakmadan önce izin ister.
Aşk ise habersiz girer ruha,
Bu gün yine yalnızlıklar içinde paramparçayım
Kül tablasında yarısına kadar içilmiş
Yenice sigarası gibiyim
Bir yanım kül bir yanım katran
Takvimler bir güne takıldı
Son içimde biraz nefes biraz duman
Sevdanın ahkâmına sadık olmak
Münzevi yaşamın insicamına
Katlanmak demek değildir
Savrulan gecelerin artığı
Ey rüzgâr!
Söyle onlara, bilsinler ben kolay kolay sönmem
Ben ki ateşle yoğrulmuş bir sabrın
Yetim kalan tek çocuğuyum,
Aşk bir şakinin duasız gecesidir
Ne affa sığınır ne bağış ister
Onu ayakta tutan umut değildir
Yüreğinde yarası vardır ama onurludur
Bilirmisin bu üzüntüler neyin nesi?
Boşyere yürüdüğüm yollar
Birde tanıdığım lüzümsuz insanlar
Beni çok ama çok yordular
Seni eğer kapıda görseydi
Emin ol oldukça gür çikardı




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!