Biz Kars’lılar kışı severiz
Kış olunca kıymete bineriz
Yoksa ne arayan olur neden soran
Kimselerin haberi olmadan
Gelecekte umut olduğu kadar
Geçmişte de kayıp vardır
Hatıralar gözümün önünden geçiyor
Şu kayalara çarpan çelik halat gibi
Hırçın ve çakmak çakmak
İçinden kıvılcımlar saçarak
Ufukta güneş batıyor işte
Bir gün daha yoksun ay ömrüm
Son kara tren de geldi
Bagajını alanlar ayrılıyor
Sevdiğini bulanlar kucaklaşıyor
Garibanın karşılayanı bile olmuyor
Kaba saba bir ruh dünyasına doğru savrulan hayatın
Eline batan odunsu bir kıymık parçası olmakta varmış
Küçük ama çok can yakıcı bir o kadar da
Dikkat çeken olmak da işe yarar bir şeymiş
Sonbaharda kuruyan kozalaklar
Toprağı görünce fidana döndü
Fidanlar büyüdü serpildi orman oldu
Bu sevgi ormanına bir ceylan dadandı
Ey güzel gözlü ceylan
Kızlar evde bebekleri ile oynarlar
Ama çıkıp sokakta oynamak istemezler
Onun yerine kadim hayallerimizle
Oynamayı nedense pek severler
Yaz günü kızgın güneşte yansak
Bak şu karşıdaki manzaraya
Sana ait olan ne görüyorsun
Beklentilerini sen biraz daha düşür
Sevginin neye ihtiyacı olduğunu sanıyorsun
Sevmek bir koca yürek işidir
Bir seven birde özleyen yürek
Arzuları palamarla demir kazığa sabitleyenler
Hayatı bari bir tek umuda bağlamasaydılar
Bu dünya öyle bir yer ki yaranı gösterirsen pişman ederler
Güven ve birlik olduktan sonra her şeye katlanırız
Aşk ani parlayan aleve benzer
Ona yaklaşanı alır kavurur
Aşık bunu bilir ama geri dönüp kimseye söyleyemez
Böylece aşkı anlamak için yanmaktan başka çare kalmaz
O pek anlaşılmaz biriydi
Denizin dibi gibiydi derindi
Ama görünüşü hep sakin ve dingindi
Nadiren hırçın ve dalgalı olurdu
Bazen eser gürlerdi ama hep sıcaktı
Aşıktı hiç gülmemişti




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!