Burası acınası mazlumlar cehennemidir
Masumların umutlarının infaz edildiği
Bir mefkurenin peşinden çılgınca koşan
Kavruk yüreklerin demlendiği merkezdir
Büyük işlerden daha fazla haz bulsada insan
Başarmak neye yarar
Eğer o fotografta sen yoksan
İnsan vicdanı ile haksızlığa karşı durur
Bir kere ray sesinin ahengine kapılınca rüzgar
Gidenini yüreğinin tokluğuna
Kalanın hür vicdanına kalır kavuşmak
Son gülüşlerin camdaki izi hüsrana döner
Bir zamanlar söylediğin sözleri
Ben taze bahar sanırdım
Oysa her hecesi sonbahar kokarmış
Gözlerimde büyüttüğüm hakikat
Hayat zaten anmakla başlar
Bir gün mutlaka bir şeyler hatırlarsın
Bazen bir uzun yolda
Yada bir bilet kuyruğunda
Tanıdık bir yüze rastlarsın
Bazen beklediğin sıcaklığı bulamaz
Deniz boşalıyor sanki nehrin ağzından
Dar sokakların ruhu üstümüze yıkılıyor bir yandan
Birer birer binalar çöküyor üzerimize
Can pazarında bir yol arıyoruz kendimize
Yalnızız biz bu sağır şehirlerde
Bulutlar yağmur olduğunda geleceğim
Uyanacak gökteki parlayan yıldızlar
O yağmurlar anlatacak ben ağlayacağım
Bulutların ardındaki güneşi mutlaka göreceğim
Bir saatten sonra acılar katmerleşiyor
Ertelenmiş hayallerim daha fazla can yakıyor
Adım yazılmasa da dağlara taşlara
Yinede kalbinin bir yerinde kırık bir heceyim.
Söküp atsan da beni yüreğinden,
Bensiz eksik kalır cümlelerin bilirim.
Gönül hanemde biriktirdiğim
Değer verip büyüttüğüm
Beni ben yapan her şeyim
Kurabildiğim en güzel düşlerim
Bana ait renklerin tekmili
Kırmızının hası
Çaldı kapım bir sonbahar akşamında
Esen yel savuruyordu yaprakları dışarda
İstedi adını tokmağı şaplata şaplata
Sohbet ettik bir süre kapı ağzında




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!