Bu hayatı hiç anlayamıyorum
Esti gürledi
Tüm güzellikleri mühürledi
Hiçbir şey olmamış gibi akşamı da bitirdi
Eskiden kar yağardı adam boyu
Kasabadaki evler kardan şato olurdu
Galağlar piramit gibi sıralanırdı
Sokak lambasının sarı ışığı altın sarısı
Yine bir sonbahar akşamında
Hayaller sağanak yağmur altında
Biteviye yağan diri damlalar
Kendine yol bulmuş akıyorlar
İzanı kıtlar için mesai harcamak önemsizdir
Asıl marifet eldeki ile yetinmesini bilmektir
Normal değil mi?
Susamışken suyun rüyasını görmek
Göz göze gelinirse mevsimler ihya olacak
Dudakların dudaklarıma değerse
Dünya yörüngesinden sapacak
Kırdılar sevdanın kalemini seherde asılacak
Bazı insanlar geldiği gibi
Çekip gider hayatımızdan
Ne bir izi nede bir nefesi kalır
Bazıları da çekip gitseler bile
Rüyalarda müthiş izler bırakır
Bazıları da hatıra yüklüdür
Olmaz ya birgün çalsam kapını
Bir hasret demetiyle
Alırmısın beni içeri ?
Sıcak bir sobanın başında
Bu garip sevda yolcusuna
Bir bardak çay ikram edermisin?
Ah be yüreğim ne kadar gevşeksin.
Yapma bunu bana
Onu özlediğimi belli edeceksin.
Sonunda yine bilmem kaç sıfır mağlup edeceksin
Bu ülkenin başında bir hal var
Ne zaman buralara gelsem
Memleketin türkülerinde hicran
Gözlerinde kanlı yaş var
Neden kimsenin yüzü gülmüyor
Anaların göz yaşları dinmiyor
Kötülükten sonra elinin çamuru kurumadan
Gidilen secde gerçek secde değildir
Dökülen her yaprak yeni bir başlangıçtır




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!