Sen gibi rüyadayım...
Sen gibi geceyim...
Sen gibi günler anlamını sende buluyor.
Sen gibi aşım, ekmeğim, suyum; sen gibi...
Sen gibi özlem dolu gecelerde,
Günüm, ömrüm, ruhum…
İçimde sana açılan en yumuşak yerdesin, sevgilim.
Göğün o sonsuz maviliğinde esen ılık meltem gibi dokunuyorsun bana;
Üşütmüyor artık hiçbir rüzgâr,
Çünkü gamzeme bıraktığın o küçücük buse hâlâ içimi ısıtıyor.
Bahar geldi, sen geldin;
Mevsimler özlemini gülüşüne bıraktı.
İçimdeki bütün tutulumlar
Seninle çözüldü, bahara erdi.
Sen ki ciğerlerime nefes,
Ömrüme dokunan en ince bahar…
Kafamda rüzgardan esintili bir gölge,
Neresi oban, neresi yuva.
İnsan her yaşta yalnız mı hisseder?
Yaş almış olsa da, ruhu düzene girer mi?
Bir kuşun kanadındaki fırtına gibi,
Hüzün de var, huzur da; hepsi içinde bir iz bırakır.
Uzun zamandır uyumuyorum...
Bir kadeh sek rakı,
Bir de sen eksik gecelerimde.
Rüya gibi gelip
Beni usulca sarıp sarmaladığın,
Yıllar geçti.
Şehir başka, masalar başka.
Ama bir köşe hâlâ aynı —
Aklımın ağır bir kokusu gibi.
Gördük birbirimizi.
Mevsimsiz bir Ramazan’dı.
Sahur vaktiydi…
Bir surenin huzuru indi gönlüme.
Gönlüm, sevdasına kapıldığı sılasına
kavuşur mu diye sordum geceye.
Ellerimde göğün soğukluğu vardı;
Seni sevdiğimi kimse duymayacak…
Çünkü ben seni en çok özlerken sustum.
Adını her içimden geçirdiğimde,
kalbimde büyüyen bir hasret sessizce yer etti.
Sen, uzaklaştıkça daha çok sevdiğim,
Uykular haramdı bana,
Bir yüzün tebessümüne gölge düştü.
Rüyada kaza görmüş gibi sarsıldım,
Uyumuyordum; uyusam yine
Aynı karabasan gelirdi.
Gözkapaklarım ağır bir kapıydı geceye,
Gözünden sakın bu sevdayı yağmurdan sonra miski amber kokusu var,
Bendeki senin , sende bile tarifi yok kokun dersem ,
Sen ki kalbimin i halisin en tatlı keşfin bu olsun,
Zamana bile emanet edemediğim en güzel sırsın ..




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!