Kafamda rüzgardan esintili bir gölge,
Neresi oban, neresi yuva.
İnsan her yaşta yalnız mı hisseder?
Yaş almış olsa da, ruhu düzene girer mi?
Bir kuşun kanadındaki fırtına gibi,
Hüzün de var, huzur da; hepsi içinde bir iz bırakır.
Yıllar geçti.
Şehir başka, masalar başka.
Ama bir köşe hâlâ aynı —
Aklımın ağır bir kokusu gibi.
Gördük birbirimizi.
Mevsimsiz bir Ramazan’dı.
Sahur vaktiydi…
Bir surenin huzuru indi gönlüme.
Gönlüm, sevdasına kapıldığı sılasına
kavuşur mu diye sordum geceye.
Ellerimde göğün soğukluğu vardı;
Uykular haramdı bana,
Bir yüzün tebessümüne gölge düştü.
Rüyada kaza görmüş gibi sarsıldım,
Uyumuyordum; uyusam yine
Aynı karabasan gelirdi.
Gözkapaklarım ağır bir kapıydı geceye,
Gözünden sakın bu sevdayı yağmurdan sonra miski amber kokusu var,
Bendeki senin , sende bile tarifi yok kokun dersem ,
Sen ki kalbimin i halisin en tatlı keşfin bu olsun,
Zamana bile emanet edemediğim en güzel sırsın ..
Sevdim …
Sevildiğimi bilmeden …
Canım der misin ?
Güzelim der misin ?
Seni sevmenin bedelini ödeyemem ‘
Sevgilim sevginin i hali olsun mu..
Göğün serinliği yüzüme vuruyor,
Saçlarımdan geçen rüzgarın,
Kokunu getirdi özlem yüklü bulutların,
Gözlerindeki hayat dolu siriusa sorsan bir ömür inşa edilen kirpiklerinde hayat var.
Sirius bir tek sende parlar ve sende parlayınca yeryüzüne huzuru yansır.
Geceleri severim göğün en parlak yıldızımla aydınlanır.
İstenmeyen bir kalpte
kaç ritim olurdum ki ben?
Neden insan
en çok severken yanar?
Neden dışarısı fırtınayken
Ufkuma güneş doğdu yine derim ,
Ufkumda bulutun özlemini unutma bil istedim,
Bulut bazen gökyüzünde dolaşmaz !
Bazen dağın zirvesine iner,kaleyi sarar ,birkaç saniyeliğine zamanı unutturur !
Zamanı unuttuğumda gülümseyen ufkumdaki güneştin battın gökyüzüyle indin kaleye !
St Hilarion da tam o anı yaşadım !
Kalbim nasıl inandı,
Nerden çıktın karşıma be adamım ?
Sevmek değildi benim harcım,
Ben yaralarımla yaşamayı öğrenmiştim.
Sessizdim…




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!