Belleğin Azmi Şiirleri - Şair Belleğin Azmi

Belleğin Azmi

Bu gün, sana ait olmayan birine gönlünü açmanın, elini uzatmanın, şiirler yazıp, ruhuna sarılmanın senin nezdinde ahmaklık olduğunu gördüm.
Öyle utandım ki kendimden, var olmuş olmamın bile utanç kaynağı olduğunu hissettim.
Oysa ben öyle olsun istememiştim.
Seni görmeden önce sevebileceğimi, sanki seni çok önceden tanıyıp, sonra kaybettiğimi hissedip; tekrar bulmuş ve varlığına tutunmuş gibi hissedeceğimi tahmin dahi etmemiştim.
Bazen nasibindir diyordum, bazen acı bir imtihan olduğunu düşünüyordum.
Oysa bunun adının "Ahmaklık" olabileceğini hiç bilmiyordum.

Devamını Oku
Belleğin Azmi

Yıllarca kalp heybemde sakladığım sevdam.
Dile kolay, kalbe kördüğüm,
Elinin elime hiç değmediği o uzun sürgün...
Sesin bir rüzgardı, sözlerin birer köprü,
Ama hep o boşlukta kaldı tenin gizli mührü.
​Kurulan hayalin, sessiz ve derin izinden,

Devamını Oku
Belleğin Azmi

Sarı sardunyalar da soldu bak.
Oysa sen sarı sardunyaları ve tiryaki menekşelerini severdin.
Ahmet Telli'nin "Gidersen Yıkılır Bu Kent" şirini de...
Ben bu gün, sevdiğin kadına seslenirken titreyen sesinle, yıkılan tüm şehirlerin altında kalan benmişim gibi hissettim.
Meğer ben senin bir başkasına yazdığın her dizeyi kendi üzerime alacak kadar divaneymişim.
Simdi nasıl beceririm sana kalemimin artık seni yazmadığını göstermeyi.

Devamını Oku
Belleğin Azmi

Esaret barındıran ne varsa terk ettim.
Ne sistem tanıdım artık ne de duygu.
Bu defa yüreğimi de almadım yanıma bir bavul gibi.
Onu da senin ülkende kimsenin bulamayacağı ve d/okunamayacağı bir yere bırakarak yittim.
Eskiye dair ne varsa yaşanan belki de yaşanması mümkünken yaşatılmayan hepsini ardıma bıraktım, hayallerimin dahi kanatlarını kırarak ki bir daha uçup da konamasınlar diye sol göğsümün üzerine...
Çok şey öğrendim senden.

Devamını Oku
Belleğin Azmi

Bu gün babası hayatta olan herkes için kutlanası bir gündü.
Herkes dağını paylaştı, bense yurtsuzluğumu sırtlandım.
İçimin çığlıkları arş-ı titretirken, buda heykeli gibi sâkin duruşum oturdu içime.
Ölümünden sonra, herkesin birden terk etmesiyle hep güçlü durmak zorunda kalan bir kadına dönüşmüş olmak içime oturdu.
İçimde sadece Allah ile konuşurken şımarabilen, geri kalan herkesin önünde, dimdik ve eyvallahı olmayan bir çocuk var.
Herkes beni kimseyi beğenmeyen, kibirli, soğuk ve mesafeli bir kadın sanıyor. Oysa ben sadece yorgunum. Hep güçlü olmak zorunda olan bir yorgun...

Devamını Oku
Belleğin Azmi

Günün koşturmacası az evvel bitti.
Hiç beklemediğim bir yerde rastladım sana,
Bakmak ile bakmamak arasında kaldım
Bir gün evvel yasak bir sevdayı ahmaklık olarak adlandırılan sana b/akmak için cesaretimi toplamaya çalışıyorum.
Herkesin herşeyi hiç âr etmeden yaptığı bu çağda; benim belki de tek büyük günahımın sana b/akmayı istiyor olmak olması garip mi?
Bu gün hayatımda ilk defa içiyorum.

Devamını Oku
Belleğin Azmi

Ruhumun piyanosunda ne kadar nota varsa bastın hepsine.
Nota bilmeyen yaramaz bir çocuk gibi umarsız.
İçimde ne kadar ses varsa yükselttin beynimin kulaklarını sağır edercesine
Sevmemene razıydım oysa!
Oysa razıydım kapılarını kapatmana!
Sense eşiğinde kalmamı istedin.

Devamını Oku
Belleğin Azmi

Herkes beni çok mutlu sanıyor.
Oysa ben ölmemek için çırpınıyorum.
Ölüm; kefeni giyinip, boylu boyunca uzanma huzuru değil benim için.
Ölüm demek herkesleşmek, sırf yalnız kalmamak için ucuz ilişkilerin içinde çürümek; ruhunu günahlarla ağırlaştırıp, kalbini kirletmek demek.
Ölüm; sanatı, edebiyatı, ilahı konuşmak ve hissetmek varken, tutup etiket ve makam peşinde koşarak, gördüğü herşeye açlıkla saldıran vahşi bir hayvana dönüşmek demek...
Bir adamın çiçek mağazasına tonla para vererek; sûni , kokusuz ve amacı sadece göz boyamak olan aldığı çiçekleri istemiyorum.

Devamını Oku
Belleğin Azmi

Günlerdir gördüğüm, hasretini ve merakımı hârlayan rüyalarım; sonunda gönlümün tahammül şişesini kırarak beni yine senin bana kapalı, hiç bir zaman açılmayacak kapına getirdi.
Benim aptal kalbim, yine, yeniden senin hasretine yenildi.
Oysa sevilmediğimi de istenmediğimi de biliyordum.
Ama seni, sana dair herşeyi ölesiye merak ediyordum.
Bu gün bir kez daha anladım ki benim aklım; kalbimin ve ruhumun yanlış hissettiği şeyleri, yine yanlış yorumlayarak hastalanmış bir uzuvdan başka bir şey değilmiş.
Benim senin kalbine ve sana adadığım bu ömür seven değil; aptal ve hasta kalbimin kendi yangını ve kendi yanılgısıymış.

Devamını Oku
Belleğin Azmi

Çok zor bir günün, yanılgıların ve yenilgilerin ardından nihayet bitti mesai.
Kendimi denizin dalgalarına bırakmak üzere çıktım yola.
İçimde sönmek bilmeyen bir ateş var gibi.
Sanki tüm denizleri de içsem fayda vermeyecek.
Hiç kimseyle konuşmadım tüm gün.
Ben ağladım onlar izledi, ben ağladım onlar sigara verdi.

Devamını Oku