Yıllarca kalp heybemde sakladığım sevdam.
Dile kolay, kalbe kördüğüm,
Elinin elime hiç değmediği o uzun sürgün...
Sesin bir rüzgardı, sözlerin birer köprü,
Ama hep o boşlukta kaldı tenin gizli mührü.
Kurulan hayalin, sessiz ve derin izinden,
Zamanın durduğu o ilk buluşma yerinden.
Adımların yaklaşıyor gibiydi, kapın değil; ruhun aralanıyordu.
Onca yıllık susuzluk, o an kanatlanıyordu.
Hiç sarılmadık biz, hiç koklamadık rüzgarını birbirimizin,
Hayali bile titretirken içini, hasreti hiç bitmeyen kalbimin...
Gelseydin...
Varlığın bir çığ gibi dökülseydi zalim ayrılığın üstüne...
Dokunsaydı parmakların, ruhumun ellerine.
Sarılıp boynuna, o hiç bilmediğim kokuna sığınsaydım,
Sanki bir ömür uykudaydım da, o an uyanmışım saysaydım.
Sarılsaydın kalbime, "geçti" der gibi sessizce,
Onca yılın hesabı kapansaydı, tek bir nefesle.
Dudakların saçlarımda, fısıltın kalbimden duyulsaydı:
"Neden bekledik bu kadar?" diye yankılansaydı...
Hiç dokunulmamış bir aşkın o kutsal ilk günü,
Seninle çözülseydi kalbimin sen düğümü.
Gelseydin...
O an sadece biz, sadece o mucize olsaydı burada,
Onca yıllık o büyük boşluk, avcumuza dolsaydı.
Gitmeden, gelseydin.
Hiç gitmeyecek gibi gelseydin...
Kayıt Tarihi : 8.04.2026 17:13:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!