Bir yerlere gideceğiz ama nasıl gideceğiz? Toprak varsa yürüyerek mi? Su varsa yüzerek mi? Uçmayı biliyor muyuz yeterince? Bunlar gerekli şeyler mi gerçekten acaba?
Birini sevmeyi deniyorum ama kim var ki karşımda? Birilerini destekliyorum ama "Siz kimsiniz? Kim bunlar? Neredeyim ben?" Ya da "Neresi burası?"
Keşkeler keşkesi yeter ya yeter yeter! Böyle de olmaz ki offf! Bana bir etiket yapıştırmış birileri. Diyorlar ki "Sen bizdensin." Değilim kardeşim ya. İstemiyorum gitmeyi, gelmeyi, herkes gülmüyorsa gülmeyi. Bir varmış bir yok, herkes aç, bir ben mi tok? Yağmur yağıyor öp beni. Üşüyorum içten içe.
İçim bir cehennem, binbir türlü yalanlar,
Söyler dururlar şeytanlar.
Gezinirler yılan gibi sürünerek, beslenirler o en yumuşak karnımdan
Fısıldar günaşırı açlığım.
Sus derim susmaz.
Sus derim susmaz.
Evde karın dırdır etsin İsmail, dırdır etsin evde karın!
Anan vırvır etsin dursun.
Bir curcuna kopsun her akşam.
Zırzır etsin çocukların, tepinsinler tepende!.
Mızır mızır mızırdansın her biri!
Bir ses olsun, bir ses.
Yaşamak kolay mesele değil azizim, kolay mesele değil.
Hep bir beklentisi var hayatın senden.
Günler akıp geçiyor,
Hem de öyle acelesi var ki hemen herkesin, bir teşaş bir telaş,
İşin yoksa durma koş.
Herkes aç.
ordu aksın paşama
boğulsun yemekten aşçı
giden yar bulsun aşkı
öğretsin dursun öğretmenim yalanı, dolanı
doldursun cebini parayla pulla patronum
ölsün devrimci örgütsüzlükten
Ben olsam öldürürdüm onun yerin de.
Paslı bir bakış ile bakardım ansızın.
Ben olsam beni de çıkartırdım aradan.
Ve her kim varsa bana benzeyen.
Çaplı bir bıçak, eski bir orak.
Bilmeden de olsa ortak bu suçlara, katlederdim hepsini bir çırpıda.
Eğer anlamıyorsan şiirin dilinden,
Sen de şairim diye dolaşma ortalıkta.
Uğramayacaksan kenar mahallelerinede,
İstemez, gelipte geçme bu şehirden.
Değemiyorsan eğer, bedeninden önce ruhuna,
Veripte tutamayacağın sözleri,
Beyin ölümüm gerçekleşmiş geçende.
Uyuyormuşum, uyandım şimdi.
Anladım ki artık bitkisel hayattayım.
Ne zaman bir ağaç görsem koşasım, boynuna sarılıp öpesim geliyor.
Ermiş bir meyvayım hayat ağacının dalında,
O kadar tazeyim ki bir görsen,
Gece açık yatarız biz kapı pencere, esince yel serin serin hoştur ama,
Her yer hırsız, hin, hain.
Ama tenezzül edip girmezler ki bizim eve,
Muhtemelen yoksul olduğumuz için.
Üşürüz onların yerine de, hiç üşenmeden.
Kaldı ki ekmek istesinler, bölüşürüz lokmamızı bile seve seve.
Çocuklara yer açın şiirlerde, çocuklara,
Çiçeklere yer açın şehirlerde.
Ve çocuklara.
Gülünce bir çocuk neşeyle,
Çiçekler açsın yüzünde.
Güneşe yer açın gökyüzünde.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!