Beni götürsünler buralardan götürsünler.
Götürsünler nereye diye sormam vallahi.
Nerede dergah, nerede derviş, cemaat.
Bir tas çorba, bir bir somun ekmek, bansam.
Bir çift terlik, önce iyice bir yıkansam.
Sırtıma eski hırka
Karnım aç değil benim, kuzum aç, kurdum aç.
Bir meyvem olsun isterim, bir kilom da pirzola.
Biri olsa da gelse, doyursa o kuzuyu, vursada öldürse şu kurdumu.
Bedenim istila edilmiş kendimi bildim bileli.
Sevişse benimle göğüs göğüse her gece, her gece.
Bitene kadar cephane, savaşsak beraber top-tüfek.
Vazgeçtim şiirden.
El çok, dost yok,
Yok.
Gelmiyor cümlemin sonu hiç.
Yoruldum yürümekten.
Uyumam gerek, örtüp üstümü.
Çünkü, senin gözlerindeki iki küçük pencere.
Bakınca gözlerinin içinde gördüğüm o küçük ülke.
Çünkü, orada hiç aç kalınmaz, susuz da.
Ve hiç üşünmez o ülkede, bilirim,
Güneş doğar yüzün gülse.
Duygusuzca dokunma bana.
Nasırlı ellerin.
Öyle yiyecekmiş gibi bakma göğsüme, bacaklarıma.
Sırtlanları andırıyorsun.
Sıkma etimi, canımı acıtıyorsun.
Öpme öyle, mîdemi bulandırıyorsun.
Vatan bazen gölgesidir bir çınar ağacıdır parkımızda.
En güzel yeridir, hep birlikte söylediğimiz o direniş şarkımızda.
Vatan budur; topraktır, nefestir, sudur.
Ekmektir varken, umuttur fokur fokur kaynartırken kanımızı
Bazen yoksul, küçük bir kız çocuğudur vatan
Lüx bir otomobil ezmiştir evinin önünde oynarken.
Onlar vatan haini değil aslında,
Öyleyse kim, kulak ver bana,
Çocuklarının rızkını kumar masalarında harcayandır vatan haini.
Arada bir giden işe,
Bitince yetmişlik şişe, pür neşe,
Yorgunum ama ölesiye değil.
Ölesiye yorulmaz ölüler.
Peşin bu hayat, veresiye değil.
Mutluluk veresiye.
Vicdan bir sıçandır derim dinlerim.
O da bendedir en beterinden.
Giriverir evime ben uyuduğum anda.
Açtır, sefidir, yüreğim ile beslenir.
Bir fak kurarım, yakalarım o sıçanı,
Ve artık benimdir, biridir benim gibilerden.
Esirdi kampları,
Asildi çocuklar,
Asiydi yürekleri,
Asıldılar teker teker.
Ömürleri ilmek ilmek,
Onur du onlar için ölmek,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!