Çünkü, senin gözlerindeki iki küçük pencere.
Bakınca gözlerinin içinde gördüğüm o küçük ülke.
Çünkü, orada hiç aç kalınmaz, susuz da.
Ve hiç üşünmez o ülkede, bilirim,
Güneş doğar yüzün gülse.
Duygusuzca dokunma bana.
Nasırlı ellerin.
Öyle yiyecekmiş gibi bakma göğsüme, bacaklarıma.
Sırtlanları andırıyorsun.
Sıkma etimi, canımı acıtıyorsun.
Öpme öyle, mîdemi bulandırıyorsun.
Vatan bazen gölgesidir bir çınar ağacıdır parkımızda.
En güzel yeridir, hep birlikte söylediğimiz o direniş şarkımızda.
Vatan budur; topraktır, nefestir, sudur.
Ekmektir varken, umuttur fokur fokur kaynartırken kanımızı
Bazen yoksul, küçük bir kız çocuğudur vatan
Lüx bir otomobil ezmiştir evinin önünde oynarken.
Onlar vatan haini değil aslında,
Öyleyse kim, kulak ver bana,
Çocuklarının rızkını kumar masalarında harcayandır vatan haini.
Arada bir giden işe,
Bitince yetmişlik şişe, pür neşe,
Yorgunum ama ölesiye değil.
Ölesiye yorulmaz ölüler.
Peşin bu hayat, veresiye değil.
Mutluluk veresiye.
Vicdan bir sıçandır derim dinlerim.
O da bendedir en beterinden.
Giriverir evime ben uyuduğum anda.
Açtır, sefidir, yüreğim ile beslenir.
Bir fak kurarım, yakalarım o sıçanı,
Ve artık benimdir, biridir benim gibilerden.
Esirdi kampları,
Asildi çocuklar,
Asiydi yürekleri,
Asıldılar teker teker.
Ömürleri ilmek ilmek,
Onur du onlar için ölmek,
Köyün en güzel kızını,
En zengin ağanın oğlu kaptı.
En hızlı otomobili kullanan pilot,
Yarışı en önde bitirdi.
En rahat koltuğuna uçağın,
En pahalı bileti alan oturdu.
Kafası yerinde değil bu mazlumun,
Kafama vursun eli silah tutanlar silahlarının o gümüş kabzesiyla.
Vurun da yerine gelsin.
Bana güzel bi dayak lazım.
Sırtımda geziniyor sinekler, uzanamıyorum kovmaya.
Kimsem yok ki kim kovsun
Yeter artık,
"Açım" diyorsan vur yumruğunu masaya,
Yar ortasında soğanı, fırlasın cücük.
Fırlasın o kalbi küçücük.
Tabağında kuru, yanında ise bulguru.
Bakır tasta hıyarlı, naneli bir cacık.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!