Herkesi soğuttuktan sonra kendimden,
Kendimide soğuttum kendimden.
En rahat uykusunu uyuyacağım bu dünyanın,
Söyleyecek sözlerim bittiğinde.
Ne çok sebep var ağlamaya, ne gülmekte henüz erken.
Şiirler kazıyorum aklımın duvarlarına,
her yer kan.
Gözyaşı değil şu gözlerimden bakan.
Ağzıma kadar aktı sözcüklerim,
bir ağız dolusu dökülmüş can.
Dikişli yerlerimden söküldü sükûtum.
Bir çocuk ağlıyor şu evde,
Şu evde işte şu.
Görüyor musun?
Bağırıyor avaz avaz, yırtınırcasına,
Sesini duyuyor musun?
Seller alıp götürüyor ne var, ne yoksa.
Buna da şükür.
İşte bu günde karnımız doydu.
Hamdolsun.
Satamasakta emeğimizi değerinde.
Sağlığımız yerinde.
Tırnaklarımızın içi toprak.
Bir püsküllü musiki gibi serildi akşamın üstüne şehrin fırfırlı, loş ışıklı suretleri.
Yüreğimin asfaltına mucurlar dökmüştü belediye, gördüm ki değdiği yerlerden yekpare, sökülmüş boyalarım.
Kaçırdım kendimi yan yollarından son sürat, geçerken silindi o yolların şeritleri.
Kim bilir kaç engeli aştım çarpa çarpa, yıkılmıştır bütün telefon direkleri.
Mor üzüm bağıydı gövdem, asla uslanmadım desem inanır mısın yediğim dayaklardan?
Vanası hiç takılmadı ki bu hayratın, hep açıktı musluğum, susadıysan haydi iç.
Deliler gibi çalışmak istiyorum. Hiç kafamı kaldırmadan. Herkes ne söylerse söylesin. Birine bile aldırmadan. Sonuna kadar susmak istiyorum. Dibine kadar kazmak toprağı. Gecenin bir körüne kadar. Zıkkımın köküne. Bir ağaca asmak istiyorum ömrümü ama kararsız gibiyim.
Ve yine bir maden ocağı göçer ansızın,
Ezilir üç işçi, adeta üç salkım üzüm gibi.
Sarı, siyah ya da beyaz, farkeder mi rengi?
Yüzleri senin yüzün gibi.
Gece vakti yol ıssız, tecavüze uğrar körpecik kız,
Ağlayışında bir bebeğin öyle acı acı,
Geceleyindi ve ilkin biri keman çalıyor zannederdim.
Derdim, Tanrı müzisyen olmalı.
İlk adımlarıyla dansa kalkan sarhoş kardeşim.
Elinde çıngırakla bir bebek, gülerdi.
Beni bu gün ettin sen, oysa ben oldum olası dündüm, dün.
Buğdaya döndüm tekrar, oysa düne kadar bir çuval undum sadece.
Bir çuval undum.
Seni tanıdım sanırım ondan oldu her şey.
Birer anıttır şu gövdemde çıkıntılar, çünkü sana dokundum.
İyileştirdin beni, yine iyileştir.
Yap yap yap!..
Köprü yap köprü üstüne.
Aç aç aç!...
Tünel aç tünel üstüne.
Saldır arada Atatürk büstüne.
Her evde iki bilemedin üç araba.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!