Bir haset bir haset.
Ellerinde bir kasetle gezerler.
Sar babam sar.
Dön başa tekrar oynat.
Günlerin koridorlarında oynaşır çocuklar.
Büyümüşte küçülmüştür hepside.
Onlar anlarlar şiirden onlar.
Biz bilmeyiz hiç.
Onlar giyindikçe giyinirlerken, bizler soyundukça dönüpte bir bakmazlar bile.
Bol baharatlı sözlerle bastırırlar şu iskembelerin kokusunu.
Sustukça susarız ya biz, onlar mangalda kül bırakmazlar.
İsterler ki bol yağlı olsun sözleri, okurken ağızlarından aksın.
Dövdüler beni, neredeydin?
Sapsaydın ya.
Gelipte bir pansuman yapsaydın ya.
Üzdüler beni, sen yoktun.
Neredeydin acaba?
Ya ölseydim.
bu şehir bir orman
bir ağaç bu apartman
her insan bir kuş
kimi serçe kimi baykuş
ötüşüyor sığırcıklar
Vazgeçtim şiirden ben.
El çok, dost yok,
Yok.
Gelmiyor cümlemin sonu hiç.
Yoruldum oysa yürümekten.
Uyumam gerek, örtüp üstümü.
Kimsesiz bir sokakta durdum ve dinledim sesini sessizliğin.
Kimbilir hangi parktı.
Üşüyordum gül gibi, tüylerim diken diken.
Yağmurlar yağyordu gözlerimden içeri.
Aylardan nisandı, ben küçüktüm, küşüktü dünya.
Yürüdüm sabaha değin donmamak için.
Ben yollardan yürümem, varmam yollardan gideceğim yerlere.
Dağlardan, taşlardan aşarım da giderim gideceksem.
Kimbilir kimler açtı o yolları, nereye çıkar bilmem, istemem bilmek de.
Yürümem, yürüyemem.
Zordur dağlar, tepeler, düşe kalka yaşarım.
Yaşar giderim öyle
Gülmemi bekleme de güldür beni.
Solmamı bekleme de soldur beni.
Ne güldür isterim senden ne de soldur.
Önce öp sonra öldür.
Öyle güzelsin ki.
Oysa ben seni bir kadını sever gibi sevmedim aslında
Ne ıslak iki dudak bekledim öpmeye, okşamaya pürüzsüz bir deri, ne sıkmaya yumuşak bir et.
İnan zerre yok içimde bir ihtiras, fokur fokur fokurdayan.
Ve ne karnımda ağrıyan şehvet.
Hatta üzülme diye söylemedim bile sana derdimi.
Bir değil üç al vergi
Donumuz kalmıştır belki
Böyle yaşamak öyle güzel ki
Partişahım çok yaşa
Yolumuz geçmez çarşidan, pazardan.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!