Traktöre atlar Ömer.
Koyulur tarlasını sürmeye.
Derken lastik patlar, söner.
Başlar gelmişine geçmişine sövmeye.
Götürür pazara mahsülü erken.
Çizgisiz bir kağıttı ömrüm.
Islandı ıslandı kurudu.
Çok şey yazdım üzerine.
Yağmur yağdı silindi.
Ruhum tüyden hafifti.
Kul hakkı omuzlayan omuzlarla dolu memleket,
Omuzlarla.
Domuz eti yemeyen domuzlarla.
Ve betondan ahırlarında.
Medya havuzlarında çırılçıplak.
Kırarken gerdan,
On çocuk yapın dedi sayın bakanım.
Hadi bakalım, şimdi sağdan sayın bakalım.
Üç değil, beş değil, tam on çocuk.
On çocuk yapmalı o vakit, onu da ayrı ayrı aç ve sefil, hava da soğuk.
On gocuk almalı onununda üstüne, banka banka, yana yana, kredi kefil.
Bir haset bir haset.
Ellerinde bir kasetle gezerler.
Sar babam sar.
Dön başa tekrar oynat.
Günlerin koridorlarında oynaşır çocuklar.
Büyümüşte küçülmüştür hepside.
Onlar anlarlar şiirden onlar.
Biz bilmeyiz hiç.
Onlar giyindikçe giyinirlerken, bizler soyundukça dönüpte bir bakmazlar bile.
Bol baharatlı sözlerle bastırırlar şu iskembelerin kokusunu.
Sustukça susarız ya biz, onlar mangalda kül bırakmazlar.
İsterler ki bol yağlı olsun sözleri, okurken ağızlarından aksın.
Dövdüler beni, neredeydin?
Sapsaydın ya.
Gelipte bir pansuman yapsaydın ya.
Üzdüler beni, sen yoktun.
Neredeydin acaba?
Ya ölseydim.
Vazgeçtim şiirden ben.
El çok, dost yok,
Yok.
Gelmiyor cümlemin sonu hiç.
Yoruldum oysa yürümekten.
Uyumam gerek, örtüp üstümü.
Kimsesiz bir sokakta durdum ve dinledim sesini sessizliğin.
Kimbilir hangi parktı.
Üşüyordum gül gibi, tüylerim diken diken.
Yağmurlar yağyordu gözlerimden içeri.
Aylardan nisandı, ben küçüktüm, küşüktü dünya.
Yürüdüm sabaha değin donmamak için.
Ben yollardan yürümem, varmam yollardan gideceğim yerlere.
Dağlardan, taşlardan aşarım da giderim gideceksem.
Kimbilir kimler açtı o yolları, nereye çıkar bilmem, istemem bilmek de.
Yürümem, yürüyemem.
Zordur dağlar, tepeler, düşe kalka yaşarım.
Yaşar giderim öyle




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!