Bıktım bu boktan ahırdan,
Yansın bu kahırdan orman.
Tutuşsun gövdemin kolları.
Kaçarsam vallahi gün yüzü haram,
Güneşim harım olsun.
Geçirdim tırnaklarımı toprağa.
kimimiz asi
kimimiz adi
kimimiz aptal
kimimiz de abdal
dünya da mihman
duruyor bin pişman
Kısalır eteği akşam olunca misal.
Kudurur mor bir endam.
Uzun, kıvırcık saçların, dökülür nehir.
Lüleler gözlere misal.
Fır fır tepemizde dönen ay!
Bakıyorum da ne namaz var, ne abdest.
Giyiniyor altı dapdar, üstü serbest mi serbest.
Yıl boyu açık seçik, hiç üşümez Muallâ.
Geldi mi şehr-i ramazan, olur senden benden müslüman.
Düşkündür haspam namusuna, arına.
can çekişti gölgem bir süre
soğuk katil
bataklıkta bir dev, duyulur görülmez
fırtınayla karışık hapşurdu hayatı
titreye titreye gevşedi solgun bedenim
sonra sakince seslenip dedim ki yanımdakine"
Yüzün bir şehir olsa, ben en çok gözlerinde kalmak isterdim.
Gözlerin arınmış, ferah, içten.
Gözlerin gurbette memleketini hatırlatıyor adama.
Hiç sıkılmazdım, günlerce gezmek isterdim.
Yüzünde.
müşkül
bir müşkül
bir musibet
düşünmekteyim nicedir
yanan bir dal
cebimde yuvarlak bir metal
Çok satıldı bu araba,
Sarışına, kumrala, Anglosakson'a Arab'a.
Memleket yanmış, yıkılmış kimin umurunda?..
Güzel mi kafa? Mutlumusunuz hala?
Eğer mutluyum diyorsan sen de debelenmekten, bataklığa dönmüş bir ülkenin çamurunda,
Dönüpte bir baktın mı aslına?
Kafesteki kuşta mutlu zanneder kendini kafesinde.
Ah garibim!
Bir avuç yemle ferahlatır gönlünü.
Demir bir pencere bulup tüner de,
Kenarında serinletir içindeki yangını.
Neşelenir sahibide o ötünce,
Savaş bitmiş çoktan ama söylemediler bize bittiğini.
Dikmişler gözlerimizi ufka o vakitler, Göremedik kalan izi, şu iskelet ellerimizi.
Zira kör etmişti sahte bir ışık.
Vurduk, vurulduk, ezdik, ezildik ve ağladık ve güldük.
Birer organ gibiydi yaralar, yaşadık acıyla karışık.
Hani düşmanlar, kötüler nerede, yıkılan o ev?




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!