Bekir Dalkıç Şiirleri - Şair Bekir Dalkıç

Bekir Dalkıç

Bir sabah çöplükte buldular Lütfiye'yi.
Sarmışlar güzelce battaniyeye.
Sarmazlardı güzelce Lütfiye'yi
Gülmezlerdi yüzüne lütfedip.

Teşhis etmiş anası Kadriye.

Devamını Oku
Bekir Dalkıç

Bize gelince maçolar, her yerde sürüyle çomar "hav hav, hav!"
Konuşur durur car car car Hacı Cavcav'lar
Görünce bin metreden babayı, o dakka  tutuşur paçaları dinine yandığım,
Döke döke batırır gemileri çaçalar.

Görsen;

Devamını Oku
Bekir Dalkıç

Akrep hep yelkovanı soktu,
Ve ne acıdır ki zaman denen zehrin panzehiri yoktu.
Bir göçüğün altında kalmış gibi naçar.
Ömür geç kalanların üzerinize göçer.
Şimdi son günüymüşçesine günlerin,
Ama mecburen değil de mahcuben sarılın sevdiklerinize.

Devamını Oku
Bekir Dalkıç

Ooo piti piti, kırmızı başlıklı kızın sepeti.
Çizmeleri eskiyince çizmesiz kaldı çizmeli kedi.
Uyuyan güzel uyanamadı bir türlü uykusundan.
Portakalı soydum, yedi cüceler yedi.
Adile teyze silkinerek çıktı mezarından.
"Bu masalda burada bitti" dedi.

Devamını Oku
Bekir Dalkıç

Feleğin kurşunu değince tenime,
Kollarımın arasından masumca gülümsedi acım.
Dudakları kıpkırmızıydı.
Masumca gülümsedi kafesinden, uçmayı unutan kuş,
Açmayı unutan çiçek.
Bacakları yerine saçları okşanınca sokaktaki kızın,

Devamını Oku
Bekir Dalkıç

Mayışım yatınca mayıştım.
Çok kökledim gazı koptu kayışım.
Gece gece musluk mu bozulur?
Sinirimden fayanslarla seviştim.

Bana ne azarlarsan azarla.

Devamını Oku
Bekir Dalkıç

Sıcak su yoktu, kafama kavgamı döktüm de yıkandım ben,
Bir patatesi ikiye böldüm, zeytini iki kere ısırdım, üç ağlayıp bir gülerdim, gömleğimin üstüne yatıpta öyle ütülerdim gecelerde,
Elime ayağıma tükürdüm, sürdüm, sürttüm de sürttüm.
Yerleri çalı çırpıyla süpürürdüm.
İşten eve paçavra gelirdi bedenim,  yerlerde sürüm sürüm sürünürdüm.
Üşürdüm, üstüme eski sıcak günlerin hayalini örtünürdüm.

Devamını Oku
Bekir Dalkıç

Cennet diye bir mekan açmışlar yeni.
Ve mekanı cennet olmuş bizim mekansız çocukların.
Girişi damsız,
Sahibi gamsız bir insan.
Dizmişler tabutları ardı arkasına, tek sıra.
Ellerinde mikrofon,

Devamını Oku
Bekir Dalkıç

Antik bir kentinde yaşıyoruz bin yıl sonrasının dostum.
Bir zaman sonra toprağın altında kalacak ne emeklerle aldığımız evlerimiz.
Şimdi değersiz dediğimiz eşya, bin yıl sonrasının pahabiçilmezi olacak belki.
Aşısı bulunacak kanserin sonunda.
Yok yere ölmüşler diyecekler bin yıl sonrakiler bizler için.
Müzelerde sergilenecek kemiklerimiz bizim.

Devamını Oku
Bekir Dalkıç

Bıktım bu boktan ahırdan,
Yansın bu kahırdan orman.
Tutuşsun gövdemin kolları.
Kaçarsam vallahi gün yüzü haram,
Güneşim harım olsun.
Geçirdim tırnaklarımı toprağa.

Devamını Oku